Çarşamba, Temmuz 08, 2009

Koku...


Bilmiyorum bazen size de olur mu? Bir yere girersiniz, burnunuza bir koku çalınılır. Bir anda alır sizi hiç tahmin etmeyeceğiniz bir yere götürür. Bilinçaltınızın bir yerine saklanmış adresi bulur çıkartır ortaya. Unutulmuş ya da unuttuğunuz sandığınız eski aşkınızı, ilkokul günlerinizi, yatılı okul yemekhanesini ya da bambaşka bir şeyi karşınızda bulursunuz. Benim böyle kokularım var, beni alıp götüren. Hadi sizde en az iki tane söylesenize…

11 yorum:

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Naftalin :) Bana hep kapalı duran bir misafir odasını, içi akide şekeri dolu dolabı, gizlice karşıtırdığım siyah beyaz fotoğrafları ve çocukluğumu anımsatıyor.

Vladimir dedi ki...

Yeni kitap kokusu beni hep çocukluğumda yaz tatilinde gittiğim kütüphaneyi hatırlatır.

Haşlama et yemeği ise yatılı okul günlerimi anımsatır :))

Abi dedi ki...

kesilmiş tırnakların halen içinde olduğu bir küllükte söndürülen sigaranın kokusu, bana dişçiyi hatırlatır gibi abuk bi'şey yazsam...)

ama daha ciddi bir şey isterseniz
burada...

Cahil dedi ki...

1-pembe kokulu silgilerin kendine has kokusu...

2-eve girdiğinde burnuna gelen kek ve kurabiyenin birbirine karışmış kokusu...

3- ........

4- ........

Juby, liste böyle uzar gider ama ben sana en masum iki tanesini yazayım... diğerlerini özel olarak paylaşmam gerekecek :))

Bugra dedi ki...

Rakı ve yosun..

Ha bir de, kampüste. Yeni kesilmi$ çimen ve bira.

Basak dedi ki...

deniz+iyot+rakı kokusu

içinde çoook eski birikmiş eşyaları barındıran bir gardrop veya yüklük kokusu...

efsa dedi ki...

Kerpiç evin, yada bir köy evinin kokusu, babannemin evini anımsatır.


Taze ekmek kokusu ramazan günlerini anımsatır ve pazar kahvaltılarımızı.


Anne kokar bazı kadınlar teyzeler, sığınma hissi verirler direk insana.


Kirazın kokusu büyüdüğüm hayal meyal hatırladığım eski evimizi anımsatır.


Yeni eşya, yeni kitap, yeni boya kokusu hep ayakkabılarımı anımsatır.

Tabiat Ana dedi ki...

geçenlerde bir logda bununla ilgili bir post vardı aynen şöyle yazmıştı(sanırım bir alıntı):
bir kokuyla bir tatla yeniden o yaşlara dönebiliyorsa insan sonsuzluk budur!Demekki hiçbir şey kaybolmuyor hatta ölmüyor bile, havanın boşluğunda geri dönmeyi bekliyor zaman ve hatta insan....
ne doğru.
1-Çocukluğumuzun kokulu yeşil pembe silgilerinin kokusu
2-Deniz kokusu
sevgiler..

Asortik Krep dedi ki...

Kurşunsuz benzin kokusu ..Hamileliğim :)
Bayılıyordum bu kokuya nedense :)

Su cicegiyim ben bir tek durgun suyun uzerindeki degil ama... dedi ki...

Kader insanları nereden nereye bağlıyor.
Su kesilmesinden dolayı Gülteinen bir yazısı vardı..)
Bahsedeceğim konu onunla alakalı değil fakat sonuçta su ve buhar.

Karantinadan söz etmişsiniz bayram anınızda çok duygulandım ve inanın sizin gibi yaşadım o anı.Nedeni belkide Karantina yı Karataş ı ve HalilRifat Paşa da çocukluğumun bir bölümünün geçmesi olsa gerek.Gazoz fabrikasını bilirim.Hep gider kapısında bekler şakır şakır şişe seslerini dinlerdik.Çok büyük meraktı gazozun yapımı.Sonra yazlık sinema İstanbul sinemasındanmı söz ettiğinizi bilemiyorum ancak karantinaya yakın o sinema vardı.Gündüzden yer ayrılırdı akşama bilet kalması mümkünmü!
Yasemen kokusu banada hep müsevileri hatırlatır.Beni çok seven bir aile vardı yasemenler açtığı zaman bir avuç toplar beni çağırır "al bunları hadi eve götür suya koy" der ben koşa koşa eve gelir bir tas suyun üzerine dökerim çiçekleri tıpkı Nilüfer çiçekleri gibi yüzerlerdi.
Sonra banyo kapısı her açıldığında ama her açıldığında bana tarihi Karantina vede Karataş hamamını hatırlatır kokusu.
Kokular bizi bizden alıp tekrar bize döndürüyor.
Sağlıkla kalın.

Nily

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Biber dolmasi kokusu bana annemi hatirlatir.Annem "biber dolmasi pismeyen ev; ev sayilmaz" derdi ve bunu kurabiyeme besbin kere falan anlatmisimdir, kuzum benim her biber dolmasi pisirdigimde sabirla benden bunu dinler...