Pazartesi, Eylül 29, 2008

Yasemin'in hatırlattıkları..




Özel bir bayram yazısı yazmaya niyetim yoktu gerçekten.
Özellikle Vladimir'in bayram kokularından bahsettiği yazısı, neredeyse benim de hislerimi anlatmıştı zâten.
Sâdece, balkonda yetiştirdiğimiz minyatür güllerin bir fotoğrafını koyacaktım buraya..
Maksat çiçek olsun..





Sonra, Lina, elinde iki adet beyaz yâsemin çiçeği ile yanıma gelip, "Baba. Bunun biri senin, biri annemin.. seç bir tanesini." dediğinde,
ben de minik çiçeği elime alıp kokladığımda,
yine Karantina'da, Karakol yokuşunda buldum minik Abi'yi.
O zamanlardan bugünlere kadar devam eden yâsemin kokusunun dedemi hatırlatma etkisi, yine çalıştırmıştı aşağıdaki mekanizmayı.
İnsan yâsemini her kokladığında, dedesi için dua eder mi? Eder.


Yokuşun ortalarında, soldaki ağır demir kapıdan giriyoruz büyük bahçeye açılan dar yola.
Dedemin elini tutuyorum. Zeminde, minik oluklu karelerden oluşmuş taşlar var.
Bu dar uzun yolun sağ tarafı gazoz fabrikasının duvarı. Şişelerin doluşunu duyabiliyorum.
Sol taraf ise, olduğu gibi mis kokulu beyaz yâseminlerle dolu..
Bir bölümü yerlere sarkmış dallardan kopmuş olanlar bile hâlâ kokuyor, gri taşların üzerinde.
Dedem, kedileri sâdece ses ile korkutma konusunda olağanüstü yetenekli bir adam. Kedi kavgası seslerini taklit ediyor. Ve işte bütün kediler ardına bakmadan kaçıyorlar..
Dedemin yüzüne bakıyorum. Sigaradan sararmış bıyıklarının altından nasıl da gülümsüyor yine..
Bahçenin girişinde torunları için yapmış olduğu sarı kırmızı tahterevallinin bir tarafına oturtuyor beni. "Sıkı tutun." diye de tembihliyor. Özel bir oyuncak bu. Sadece aşağı yukarı oynamakla kalmıyor, 360 derece dönebiliyor sürekli. Dedem karşı tarafına göbek üstü konuşlanıyor ve hem dönmeye hem de aşağı yukarı sallanmaya başlıyoruz aynı anda..
Bu kadar mı mutlu olur bir çocuk?
Benim gülmelerime, anneannemin, annemin, teyzelerimin ve diğer torunların neşeli kahkahaları karışıyor yukarıdan, uzaktan uzağa..
Biraz sonra eve çıkıyoruz. Merdivenlerde alıyorum kokuyu, anneannem zeytinyağlı bir şeyler pişiriyor yine. Ve mis gibi bir börek kokusu karışıyor diğerine.
Önce bayramlaşıcaz.
Akşam açık hava sinemasına gidicez hep birlikte..
Ben orada uyuyakalacağım.
Sonra, uykumun arasında bir ara, yine yâsemin kokusu ile uyanacağım kareli taşlı, o dar yolda, dedemin kucağında..
Eve geldiğimi bilerek.. O'nun kollarında güvenle kapatıcam gözlerimi.
Ama önce dedemin yaptığı sapanla biraz kuş kovalamam lâzım. So'ora bi'de gazoz içerim.

İyi bayramlar Dedeko'm..
İyi bayramlar bütün sevdiklerim.

8 yorum:

Kremali'nin annesi dedi ki...

Ne kadar mutlu ve dolu bir cocukluk gecirmissiniz agbi?! Okudugum en guzel bayram yazisiydi. O kadar ki, yasemin kokulari, zeyinyagli sarma ve borek kokularina karisti, o mutlu cocugun kahkahalari kulagimda cinladi.

Hangi filmi seyrettiydiniz o aksam bakiyim?

PS: Bir onceki yaziya o kadar cok gulmusum ki, gozlerimden yas geldi. Insan bayram arefesinde boyle aglatilir mi be agbi:)

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Gazozlara da sinmistir o yaseminin kokusu, sevgi tadinda uretilirken; ondan o kadar lezzetlidir...

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

Şimdi bu yazının ardından ne yapılır ? Koca bir offfff çekilir derinden abicim. Ne mutlu günlerdi değilmi ? Ne hesap kitap ne pazarlık vardı hayatımızda. Herşey olduğu gibi. Herşey gerçek. Bugünlerede şükür diyelim ne diyelim ki başka. Ya çocuklarımızda bugünleri ararsa :(
Bayramınuzu kutluyorum. 15 sene önceki çocuk kalbimle. Kocaman öptü sizi yanaklarınızdan...

cinar dedi ki...

İnsanların ananeleriyle, dedeleriyle ilgili böyle güzel ve mutluluk dolu anıları olmasına bayılıyorum. Allah rahmet eylesin dedeceğine. Benimki de rahmeli oldu (babam tarafından olan). Onlar köydeydi, bizse uzaklarda. Birbirimize çok bağlanacak kadar vaktimiz olmadı hiç. Yine de çok sevdik birbirimizi, o ayrı, ama keşke hep beraber büyüme/yaşama şansımız olsaydı..

İyi bayramlar sevgili Abi, bütün sevdiklerinle birlikte nice güzel bayramlara...

Sevgilerimle,

7.oda dedi ki...

yasemin ve yağmur kokulu güzel bir bayram geçiriyorsunuzdur umarım :)

((Y*A*S*E*M*i*N)) dedi ki...

Yasemin olarak henüz bir yasemin çiçeğinin gerçeğini görememenin üzüntüsünü yaşıyorum.

Eşim doğm günlerimde hep çiçekçi çiçekçi arıyormuş meğerse ama bulamıyormuş.

İnşallah bir gün göreceğim.

(bir önceki posta da çok güldüm:) :) :) )

SEVGİLER

Vladimir dedi ki...

Böyle mutlu anıları hatırlamak çok güzel. O yasemin kokuları benim de çocukluğumda bir yerlerde kalmışken, apartmanımızın girişindeki yaseminin kokusu bazen, havanın durumuna göre evlere kadar çıkıypr. O zaman bazı şeyleri hatırlar gibi oluyorum.

Çok güzel bir yazı. Eline sağlık.

Abi dedi ki...

*kremali'nin annesi, teşekkür ederim.
çok büyük olasılıkla bir Türk filmine gidilmiştir. Ediz Hun-Filiz Akın filan..
gulteinen,çalışan anne, çınar, 7.oda, Yasemin ve Vladimir..
sizlere de çok teşekkür..
keşke bayramın son günündeki üzücü olayda yaşanmasaydı..
sevgiler hepinize..