Çarşamba, Ocak 28, 2009

ordans burdans...

Nasıl yağmur yağıyor, anlatamamam. Ne münâsebet, anlatırım tabi de, böyle deniyor işte.
Nasıl öksürüyorum hâlâ, anlatamam...
On gündür burnumdan çıkanları bir kovada biriktirseydim, az buçuk alçı ilâvesi ile bir duvarı tamâmen organik bir karışım ile sıvayabilirdim.
Ama düzeldiğimi varsayıyorum. Beynim iğrençlikleri algılamaya başladı yine.

Bir yerde okudum. Eğer pc'nizi düğmesinden açmak size zor geliyorsa, mouse'unuzun herhangi bir tuşuna aynı emri verdirebiliyorsunuz. Odana girdin, makinanın yanına geldin. Kasa aşağıda olduğundan eğilmek istemiyorsun. Mouse'a sağ klik yapıyon, tak, makina açılıyo. Ne acaip, di mi? İnsanoğlu neler keşfediyo.
Peki yatakta yatanların PC'lerini açabilmeleri için bir buluşu olan var mı?
Meselâ, kıçını kaşıycan, tak, makina açılcak... Hadi bakalım, var mı bunu yapabilen?

Uçmak çok güzel bi'şey,
Penceremden baktığımda koca şehrin üzerine çökmüş gri bulutların azıcık üzerine çıkabilsem her istediğimde, ne şaane olur. Bir kaç kilometre yukarıda pırıl pırıl bir güneşin olduğunu bilmekte güzel ama.

Müziğin gücüne inanan ve film seyretmeyi seven arkadaşlara "August Rush" adlı peri masalını tavsiye ediyorum.

Kurtlar Vadisi ve benzeri dizilerin onun film olduğunu bilen ve dâhi içinde bizzat oynayan koca adamları bile nasıl etkilediğini görünce, çoluk çocuk ne oluyor diye düşünmek bile istemiyorum.

Dışarıdaki yağmuru size anlatamam.

12 yorum:

Sem dedi ki...

August Rush, kesinlikle muhteşem bir film. Müzik ve yaşamı ne güzel harmanlamış, değişik müzik türlerini nasıl bir araya getirmiş inanılmaz buldum. Tam bir müziğe inananlar filmi!

beenmaya dedi ki...

iyileşme belirtileri sezdim ben sende. iyisin iyi hadi bakalım :))

haccecan dedi ki...

Bugünlerde bende nezle afetiyle karşı karşıyayım. Kovayı doldururmuyum bilmiyorum ama elime aldığım mendiller doluyor... Pazar gününki çığ felaketinden sonra şikayet etmeyecem... Karın altında kalmadığıma şükür ediyorum...

Vladimir dedi ki...

Geçmiş olsun.

İzmir'de sabah kötüydü yağmur 10 dakikalık yolu 40 dakikada gittik. Aslında mousa bir tıklayıp on dakikalık yolu 10 dakikada gidecek bir icat olsa. ya da 24 yılık çalışmayı günde üç vardiya çalışıp 8 yılda bitirebilmiş olsaydım. sonracığıma 8 yılın uykusunu 2 yıl uyuyup giderseydim. 10 yılda 14 yıl kazancım olsaydı. Keşke böyle bir icat olsaydı. Gençlik dediğimiz şey heba oluyor gidiyor. Biri buna dur desin. Hatta dur denildi kabul edip birisi bir icat ediversin. Gerçi bu lafların yeri ve zamanı değil biliyorum ama yetkili bir merci bulamadığım için burdan yazayım dedim. pardon Abi.

nehiro dedi ki...

Şu andaki yağmuruda ben anlatamam, aslında anlatırım ama vaktim yok...
son yazımda cumartesi günkünü anlatmıştım...
bu arada merhaba...
tesadüfen girdim blogunuza ve yorum bırakmadanda çıkamadım...
uçmanın güzel bir şey olduğunda heleki bulutların üstünde maviyle günesin altın tozlarının arasında olmayı çok istemesemde güzelliğini çook düşünmüşümdür...
orada güneş var ve sen aradakilerden onu göremiyorsun ...
işte hayatta böyle de değilmi?...

cinar dedi ki...

:) Anladım anladım o yağmuru. O taraflarda yağmur yağdı mı şehri sel alıp götürüyor duyuyoruz, görüyoruz. Yine de ileride İzmir'de yaşamak istiyoruz biz :)
Filmi acaip merak ettim. Sem de muhteşem demiş zaten, eşime söylüyorum hemen, yoksa da edinelim. Hasta yatağından bile tavsiyelerde bulunuyorsun ya Abi. Yine de bir an önce iyileşmen dileğiyle..

Tabiat Ana dedi ki...

efendim çok geçmiş olsun.... anlaşılan oldukça zor günler geçirilmiş ,olsun ,umarım bundan sonraki günler güzel geçsin.
Filmi izlemedim ama izlenecekler listesine ekledim bile.
ve son olarak... sanki o yağmuru anlatırsın gibi abi sen :)

Sem dedi ki...

Sevgili Abi, kusuruma bakma, August Rush'ı görünce çok heyecanlanıp geçmiş olsun dememişim. Ben de ne zamandır aynı dertten muzdaribim ve o organik karisimdan ne yazık ki bende de fazlasıyla var. Doktora gitmemek için çok direndim ama sonunda dün gidip antibiyotiklerime başladım:)

Tekrar geçmiş olsun, en kısa zamanda tamamen düzelmen dileğiyle.

Brajeshwari dedi ki...

Bir de bunun i-na-na-maz-sınnn hali vardır. Anlatamam kişinin kendine dediğidir de..İnanamamak benim bileceğim iştir demek geliyor her seferinde...

İyi olun.Yazılarınız beni hep güldürüyor.Anlatamam:)

Aurora Borealis dedi ki...

abim iyilesmissin bence oralara buralara takildigina gore :))

enteldantel dedi ki...

o filmin müzikleri de pek hoş doğal olarak:)ben filmi izlemeden soundtrack'i edinmiştim...
kurtlar hede hödösünün çocuklara ne yaptığını maalesef zamanında gördüm öğretmen olarak.... şimdi değil de ilk zamanlarıydı... fena... çok fena..

Abi dedi ki...

@Sem,Beenmaya,Haccecan, Vladimir,Nehiro,Çınar,Tabiat Ana,Brajeshwari,Aurora Borealis, Enteldantel...
*Sem, Aynen.. güzel bir filmdi. ve teşekkür.
*Beenmaya, evet bayağı toparladım.
*Haccecan, sana da geçmiş olsun.
*Vladimir, teşekkürler. Ve İzmir'de güneş var.
*Nehiro, teşekkürler. Hoşgeldin. Her daim bekleriz.
*Çınar, İzmir güzeldir be.. Bekleriz. Teşekkürler iyi dileklerine...
*Brajeshwari, Yazılarımın seni güldürmesine sevindim. Gülmek mutlu olmak demek değil mi?
*Aurora Borealis, aynen... teşekkürler.:)
*Enteldantel, güzel bir sountrack hakket... hatta şuraya bulduğum bi adreside şeettiriim, belki dinlemek isteyen olur.

sevgiyle hepinize..

soundtrack burada..