Cumartesi, Ekim 04, 2008

Hey yavrum hey.. ( Bodrum ağzı..)

Döndük..
Kafa dinlediğimiz bir tâtili geride bırakarak..
Valla İngilizler, Bitez'de şakur şukur yüzüyorlardı..
Hiç Türk yoktu desem yeridir..
Dolayısıyla sessiz ve sakindi her yer..
Restaurant'lardan bâzılarının hafif yüksek sesle çalan müziği bile zaman zaman fazla geliyordu kumsala..

Bu tâtilden aklımda kalan en komik olayı anlatmak istiyorum size..

Bayramın ikinci gecesi, A.W.'ın Lina'yı yatırma niyeti ile yatak odasına girip çıkması bir olunca anladım bi'terslik olduğunu..
"Duvarda." dedi usulca bana, işâret parmağını göstererek..
Girdim odaya.. Büyük dolabın arkasındaki duvarda tavana yakın bir yerde, olanca şeffaflığı ve kara gözleri ile ürkek ürkek duruyordu, süleymancık..



Bilen bilir ki, çok süratli hareket eder, bunlar.. Son derece zararsız ama kimine göre çok ürkütücü, çayır çimenin bol olduğu yerlerde yaşayan sürüngen bozmaları..
Ufacık, tefecik sevimli hayvanlar..
Kendisinin uğur getirdiğine, ölümünün ise uğursuzluk getirdiğine inanır kimileri..

Ben yine de millet rahat uyusun diye, uğursuzluğu göze alarak kaptım terliği.. Fırtt tüydü bu koca dolabın arkasına.. Dolabın yerinden oynaması tek insan işi değil.. Işıkta lazım.. Tavandaki lâmba yeterli değil sülümancığın navigasyonunu çözebilmem için..
Tahsin'e gittim.
Efenim, Tahsin bizim oraların görevlisi.. Yandaki evde kalıyor, karısı ve kızı Aybüke'yle..
"Tahsin, el feneri var mı bi'yerde?"
"N'oldu abi?"
"Yatak odasında süleymancık varda.."
"Ne mancık?"
Tahsin, Kahramanmaraş, Elbistan'lı bi köylü çocuğu.. Bunu bilmemesine imkân yok..
"Lan'olm süleymancık işte.. kertenkelenin ufağı, pembesi, şeffafı.."
"Haa, biz ona kertenkele diyoz zâti.. Dur abi, hallederiz şimdi.."

Bi'kaç sâniye sonra elinde tabancaya benzer bi'şeyle geldi bu..
"O ne lan?" dedim..
"Matkap abi.." dedi.

Ohaa..
Ben "tabancayla süleymancık vurulması" eylemine gülmek için hazırlanırken, Tahsin matkapla gelince hepten bittim..

"N'apçaz olm matkapla.. herifi bunla öldürmeyi plânlamıyon di mi?"
"Yok be abi.. Bunun ışığından faydalancaz.. Feneri var bunun.."

Tık, bi düğmeye bastı bu.. Aaa, harbiden ışıklı matkap..
Dolabın arkasındaki aralıktan tutunca gördük elemanı orada..
Tahsin matkabı benim elime tutuşturarak "abi tut ışığı hayvana sen şimdi." dedi..
Önce bir paspas sapı ile dolabın arkasındaki duvara "pat pat" yapa yapa, çıkarttı yine tavana yakın bi'yere elemanı..
"Sen şimdi pek kıpırdama, kaçmasın.. Ben hemen geliyom.." dedi.
Ve bi'dakka soora geldiğinde bu kez gözlerime inanamadım.
Bu sefer elindekini tabanca zannetmeme imkân yok.. Çünkü haso bir tüfek bu..

"Lan, lan.. Bu ne lan..?"
"Havalı tüfek abi.. Şimdi indircem onu.."
"Olm harbi mi diyosun? Tüfekle süleymancık mı öldürcez.. Bak yazarım bunu ben.."
"Yaz abi. İstersen fotoğraf ya da film de çek.."
"Hadi len.."
"Bak şimdi, bak.."

TAKKKK..

Anaaaa.. Süleymancık, zavallı hayvan, kafasız bi'şekilde düşüverdi yere.. Sü'süz, leymancık hâlinde.

O kadar âni olmuştu ki herşey.. Elemanı bırak, ben bile anlamamıştım n'olduğunu.. Ve filme çekme ya da fotoğraflamaya bile zamânım olmamıştı.

Ama sonrasında, eğer birisi bizim fotoğramızı çekseydi eğer; Yerde, bi'kaç sâniye öncesine göre boyu 1 santim kısalmış minicik hayvanata bakan iki adam.. Birinin elinde harbi tüfek, diğerinin elinde ucundan ışıklar çıkan tabanca şeklinde bir matkap..

N'oldu? Süleymancık öldürdük..

Olsun efem, maksat huzurlu uyumak..:)

12 yorum:

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

ama...
ama abi...
ama ama...
abiiii :(((((
:'(

KUGUU dedi ki...

coooooooooooook yıllar once 90larda falan yani:)

KAS'tayim, odaya girdik, banyoya gectim, br ciglik, omrunde bocek olduremeyen biri icin lavabonun icinde senin resimdeki ama pembe degil yesil diye hatırladıgım seffaf yaratık-varlık duruyordu ABIcgm.
Terutaze genc omrumde ilk gorusum.

Recep aranır, Recep odaya gelir, bakar: " aaaa amannnn bizim YUSUFCUK bu" der:)))

Suleymanın amcasının oglu olmali, benimde tanısıklıgım var yanii:))

Kremali'nin annesi dedi ki...

Sizi gidi vicdansiz rambolar sizi:))

cinar dedi ki...

Amaaan üzüldüm şimdi yahu. Miniminnacık hayvan deyince tüfek falan, hay allah :)
Neyse canım, umarım tatilin kalan kısmı daha huzurlu ve mutlu geçmiştir. Ama kıskanmadım yanlış anlaşılmasın, zira 2 hafta sonra ben de tatile çıkacağım :)
Hoşgeldiniz bu arada.
Sevgiler.

Abi dedi ki...

bizden de hepinize sevgiler..
umarım hepiniz huzurlu ve güzel bir tatil geçirmiş ve işlerinizin başına dönmüşsünüzdür..

Vladimir dedi ki...

Hayvanceğızın aklına ışıklı matkap darbesiyle dünya değiştireceği hiç gelmemiştir. yazı işte.
AMa insan da tiskiniyor haşarattan hallice yaratığı oda duvarında görünc, ürkenlere de hak vermek lazım. Benim de başıma gelse aynı tepkiyi verirdim mecburen :))

das Etikett dedi ki...

Yazinizi dehsete düserek okudum. Bahsettiginiz reptil/sürüngenler grubundan gecko’dur. Cogu türü koruma altinda olan bu sürüngen ülkemizde hizla azalmaktadir. Insanlara hic bir zararari olmadigi gibi geceleri aktif olanlari böceklerle beslenirler. Yasama alanlarinin hizla azaldigi bir zamanda bir evde gecko görülmesi en azindan o cevrede ufakda olsa yasama ve üreme sansi buldugunu göstermesi acisindan hayli olumludur.
Ve bir cok kültürde – özellikle Afrika’da evde bulunmalarinin o eve sans ve mutluluk getirdiklerine inanilir. Minik geckoyu elinize alip baktiginizda karninin saydamligi, derisinin yumusakligi, kocaman korku dolu gözleri ve ayak parmaklari arasindaki kurbagalardaki gibi paletimsi derinin ne kadar sevimli oldugunu hemen fark edeceksiniz. Gecko’nun diger kültürlerde , özellikle avrupa’da ki cocuk kitaplarinin cok rastlanan sevimli bir kahramani olmasinin nedenide budur.

Sizi yazdiklarimla kirmak istemem ama, bu kadar zararsiz bir hayvanin yetiskinlerde bu denli korkuya neden olmasinin sebebini anlayamiyorum. Silahlarin dünyanin en normal seyiymis gibi bir cocugun önünde cikarilmasi, üstüne üstlük ufacik zararsiz bir hayvanin silahla bu sekilde öldürülmesini aciklayacak bir neden bulmak zor. Ileride derecede bir fobi??

Bu olaydan sevimli kücük kiziniz ne ögrendi peki? Eger odada bulunmasinin ona hic bir zarar vermeyecegini bilmeyerek yine de korkuyorsa , bu ufak geckoyu elinize alip odadan cikarip bahceye kizinizla birlikte götürseydiniz, canlilarin yasama hakkki, doga ve türcesitliligini koruma konusunda eminim cok olumlu bir anisi olacakti.

selamlar

Abi dedi ki...

Sevgili das Etikett,
Tümüyle haklısın. Ama söyleyeceklerim var.
1- Bu korkunun nedenini bende anlamış değilim. Kaldı ki onunla aynı odada uyuyabilirim. Ama yanınızda onunla uyuyamayacak kadar ürken birisi varsa geckoyu oradan bir şekilde yok etmeniz gerekiyor. Bizim başka çaremiz yoktu.
2- Kızımız, ne gecko'yu,ne matkabı bile görmedi. Tüfekten haberi bile yok.Bu konuda bana güvenmenizi isterim.
3-Şu anda yaşamış olduğumuz evde, terasta en azından 3-4 tane gecko'muz var.. Hiç birini ellemeyiz zaten.. Sizin de dediğiniz ve benimde yazıda bahsettiğim gibi uğur getirdiğine inanırım..

Kızım biraz daha büyüdüğünde, gecko'yu elimle tuttuğum anda bile kuyruğunu bırakmasını kızıma anlatabilecek kıvama geldiğinde söylediğinizi yapacağıma emin olun..
Kaldı ki aynı gün, sütten yeni kesilmiş bir yavru köpek ve 6-7 tane tavşan ile saatlerce oynayarak çok olumlu anıları oluştu.

Hassasiyetiniz ve seviyeli yorumunuz için size çok teşekkür ediyorum.

Saygılar.

Abi dedi ki...

sevgili dass Etiket için..

Gönderdiğiniz yorum onayladığım halde anlaşılamaz bir şekilde blogta görünmedi..
ben de e-mail'den kopyalayarak taşıdım buraya..
bir farklılık yok. ancak yine de sizi tatmin etmeyen bir şey varsa lütfen sorun..
sevgi-saygı..

Abi dedi ki...

son not: kaldı ki, yazımı bir daha okuduğumda, yaptığımız şeyin ne kadar abuk ve saçma olduğunu, kendimizle gırgır geçtiğimi ve bunu acık mizah katarak anlattığımı bi'kez daha gördüm.
valla yanlıştı ama oldu bi'kere..:)

Adsız dedi ki...

Onların bir başka ismi de "köy göçüren" ... Gerçekten bir zararı olmayan hayvanlardır. Yazık olmuş..


Kızçe

das etikett dedi ki...

cok tesekkür ederim, fanatik bir cevreci gibi etki birakmadigima sevindim. belki kizinizin ilginizi cekebilecek bir kac adres:
Özellikle geckolarin seslerinin oldugu sayfalar bizim cocuklarin cok ilgisini cekmisti.

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/5217240.stm

http://www.gekkota.com/index.html

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/6967474.stm

selamlar