Perşembe, Ocak 31, 2008

KAZIKLARDAN BiR DEMET..

26 Ocak Cumartesi gecesi, A.W. ile birlikte bir yemeğe katılmak üzere Alsancak'a geldik. Arabayı, gideceğimiz yere en yakın otopark olan ve Vasıf Çınar Bulvarına deniz tarafından girdiğinizde hemen sağınızda, Dokuz Eylül Üniversitesi rektörlüğünün arkasındaki otoparka bıraktık.. Saatime o anda bakmamama rağmen, 18,30 civârıydı.. Bu otopark çoğunlukla araç bıraktığım, Cumhuriyet Enstitü ve Meslek Lisesi'ne ait bir işletmeydi. Herşeyden önce öyle otopark mafia'sının filân değildi.. Ödediğimiz paranın tamâmı okulun kazancıydı.

****

Yemek geceyarısına doğru sonlandı. Otoparka girip, aracı alarak gişeye geldiğimiz sırada saat 23.55 civârındaydı.
Aracı A.W. kullanıyordu, malûm nedenlerden..
Gişenin üst tarafındaki tabelâda 0-12 saat 4.00ytl, 12-24 saat 6.00ytl ve Kayıp Bilet 6.00ytl yazıyordu kocaman..
A.W. bileti uzattı adama.. "Altı lira.." dedi adam..
Ben, aracın sağ tarafından altı lirayı A.W.'a, A.W. da parayı adama uzattıktan ve fişi alıp cebime attıktan sonra, jeton düştü bende.. (Malûm nedenlerden..)
"Bi dakka yalnız.." dedim.. "Biz buraya 18,30 civârında girdik.. Araç beş saattir burada.. Neden 12 saat üzeri para alıyorsunuz?"
"Bilgisayar öyle yazdı.." diye yanıtladı adam..
"Olur mu öyle şey, Tabelânızda 12 saate kadar 4 ytl. yazıyor koskocaman.. Alamazsınız bu parayı bizden.."
"Valla bilgisayar ne yazdıysa onu alırız biz beyim.." dedi, adam pişkince..
Arkamızda üç araç daha var çıkış yapmak için bekleyen.. Kornaya bastı bir tanesi..
Açtım kapıyı, indim araçtan.. Çok cesâretliyim, malûm nedenlerden..
Önce arkadaki aracın yanına gittim ve düzgün görünümlü bir bey ve hanımefendiye "Bizi kazıklamaya çalışıyorlar, biraz müsaade ederseniz çözücem bu işi.." dedim.
Adam "Tabi.. Destekleriz sizi gerekirse.." diye cevapladı.
Gişeye geldim.. "Verirmisiniz size verdiğim bileti.." dedim adama.. Gariptir, adam bana iki tane bilet verdi. O kafayla bizimkini ayırıverdim orada.. 18:34:40 yazıyordu giriş saatinde.. Diğerindeki saati de gördüm ama.. Sabah dokuz girişli bir araca ait biletti.
Bizimkini göstererek, "Kaç yazıyor burada?" diye yüksek sesle sordum, görevliye..
"18,34.." dedi.
"Nası ya.. Nası yâni? Siz beş saat kalmış bir araçtan nasıl 12 saat kalmış araç parası alırsınız..?" derken, bir başkası geldi gişeye.. Daha gençten bir adam.. "Ne oluyor?" diye sordu.. Kısaca anlattı bizimkisi.. Genç, diğer bileti alarak "Sabah dokuzda girmişsiniz.." dedi. Benim kendi biletimi öbüründen aldığımdan haberi yok tabi..
"O bilet bizim değil abisi.. Ahanda bizimkisi bu.." dedim, avucumun içinden bileti göstererek..

Kısa bir sessizlik oldu.. Birbirlerine baktılar.. "Buyrun" dedi bir tanesi, 2 ytl'mi geri verirken..

****

Çıktık otoparktan, ben sayıyorum tabi adamlara.. (Malûm nedenlerden.)
Bileti cebime koyarken, fiş geldi elime.. Çıkarttım baktım.. AAaaa.. 4ytl.lik fiş kesmiş..::))) Saat tam 00.00'mış.. Yani münakaşa başlamadan önce..




Taktik şu;
Gece geç saatlerde araçlarını almaya gelen insanların yorgun ya da içkili olduklarını düşünerek, fişe bakma olasılıklarının düşük olduğunu biliyorlar..
Önce bileti alıyorlar ve zaten hemen görüyorlar o biletin 4ytl.lik bir bilet olduğunu, ama okutmuyorlar makinaya.. Size 6 lira diyorlar. Ödeyip giderseniz, bileti siz gittikten sonra okutuyorlar. Daha sonra dört lirayı kasaya koyup iki lirayı cebe atıyorlar..
Siz altı lira ödediğiniz halde, dört liralık fişle ayrılıyorsunuz oradan, farkında olmadan..
Buna karşılık, benim gibi kıllarla karşılaşma olasılıklarına karşı, orada bir yerde muhakkak 12 saati aşmış başka bir araç bileti bulunduruyorlar.. Zor durumda o bileti gösteriyorlar size, belki yersiniz diye..
Tabi çoğu kişi iki lirasını böyle aramıyor, konuyu bu kadar uzatmıyor ve hattâ bloğa yazmıyor..
Ve çoğu sürücüde, o gece bizim arkamızda bulunan sürücüler kadar da anlayışlı ve destekçi olmuyor.

***********

Bir diğer kazık konusu ise otomobillere yapılan çifte standart..
Aracınıza taşıtlar vergisi öderken panelvan muamelesi, trafik cezâsı uygularken kamyonet muamelesi yapıyorlar..
Daha önce bir yazımın yorumlarında yazmışım Espy'e cevap olarak..
Araç panelvan olmasına rağmen, cezâları yüksek tutmak için kamyonet statüsüne sokuyorlar ve öyle ceza alıyorlar diye..
Yani kısaca, cezâ öderken "Yok, yok.. Bu araç kamyonet. Daha yüksek cezâ ödeyeceksin.." diyorlar.
Ama vergisini öderken, "Yok, yok.. bu panelvan.. Daha yüksek vergi ödeyeceksin.." diyorlar..

Var mı bööle bi şi?

*****

Abicim, herkes oturtmaya çalışıyor kendince..
Devlette, Kâhya da..

6 yorum:

Espresso dedi ki...

Anladım ki, "malum nedenler" seni hiç mi hiç etkilemiyor Abi:)) Yolun hep açık olsun..
Bu arada seçim/boya/madurs üçlemesinde, son durum n'oola?

Abi dedi ki...

7 şubat 2008..
3.sulh ceza mahkemesi..
sigara ve yaprak sarma isterim hapisaneye..

Espresso dedi ki...

Susss.. ağzından yel alsın. Hayırlısıyla sonuçlanır inşarrah, biz de o gün yaprak sarmaları burda yirizz..:)

gülçin dedi ki...

hmmm. perşembeye geliyormuş. hayırlı gün, netekim. tez zamanda geçsin gitsin dilerim.

sevgiler

ben de yaprak sarma isterim.

Türkekırgın dedi ki...

Şükrü Kızılot Motorlu Taşıt vergisi için taktikler veriyordu geçenlerde.

Galiba kasko değeri üzerinden yapılan hesaplamalarda daha düşük vergi ödeyebiliyorsun duruma göre.

7.oda dedi ki...

otopark görevlilierin taktik süper hakkaten.. dediğin gibi kimi farketmez malum nedenlerden, kimi farketse bile 2 ytl için tartışma çıkmasın diye uzatmaz.. böylece adamlar istediği gibi kazık zenginliğine yol alır..

mahkeme 7 şubat.. 7 uğurlu gelir, iyi geçer umarım..