Çarşamba, Ağustos 29, 2007

Fastidious Horses

Sıfır Noktası "Önceleri...." başlıklı yazısında bir Rus şarkısından söz edince.. bende o yazıya bir yorum bırakırken aklıma geldi bu sahne ve şarkı yine..

White Nights (1985) adlı filmin bir sahnesinde Mikhail Baryshnikov sahnede tek başına dans eder. Arka plânda, Vladimir Visotsky tarafından icrâ edilen Fastidious Horses çalar. Bu şarkıyı çok aramış ama bulamamıştım.

Soğuk savaş dönemini son derece güzel anlatan bu filmin soundtrack'ine bu şarkı yine soğuk savaş nedeni ile konmamış ve yayıncıları suçlanmıştı.
Hadi bi de youtube'ta arayayım dedim ve buldum.. Görüntüyle birlikte ama olsun. Daha da güzel..

İzleyin bakalım, dünyanın en iyi balletlerinden biri ya da kimilerine göre en iyisi olan Baryshnikov'un dansını, Visotsky'nin müziğini ve her ikisini duygusunu.. Beğenecek misiniz?

Tek problem, videonun sesi çok düşük.. Sesi çok açmanız gerekiyor..


9 yorum:

rehav@ dedi ki...

eleman iyi dans ediyor gerçekten. ama ben şarkı söyleyeni merak ettim. smoke filminin finalini söyleyen adamla aynı kişi mi acaba. ya da karıştırdım mı?!!!

Abi dedi ki...

karıştırdın..:) O Tom Waits'ti..
önemli diil de ben Baryshnikov'un eleman olmasına çok güldüm..
Eleman Mikhail..:)

gülçin dedi ki...

bir insanın bedeniyle böyle şeyler yapabilmesi beni hep şaşkınlıklardan hayranlıklara sürüklemiş, ifade yeteneğimi de alıp götürmüştür. sağol abi, ben de bir ara bloguma bu sahneden aklıma gelen bir dans sahnesi koymayı istiyorum.

düz yolda düz ayakkabıyla yürürken düşebilen, otobüse binerken altosu üzerinde yürüebilen bendeniz.

KUGUU dedi ki...

ABI,
* gercek "muzikalite" budur diyorum nokta. kim yazmisti, Rehavetin itirafiydi sanirim saybani jukebox olarak kullandigi. Ama sen ver ya misli misli hakediyorsun bu konuda tum iltifatlari.

* ve evet gercekten merak ettim, ama ettigmi ogrendigini ve cvpladgini (ref 2 post oncen) daha simdi okuyabildim. Sorry.

* malum boogieboogie:)

Espresso dedi ki...

Hatırlıyorum, filmi seyrettiğimde etkilenmiştim, özellikle videodaki sahne, müziğinden dolayı vuruyordu (çaresizlik, tutku, acı, karşı koyuşlar ve zorunlu kabullenişler vardı). Ama filmin bütününde o sahneyi yaşamak gerek.. Nedense film siyah/beyaz kalmış hafızamda. Beyaz gecelerin kurşuniliğinden olsa gerek..

Eleman Baleman Mikhail..:)))

berceste dedi ki...

oh maşallahurrahman!
şimdi anlaşıldııııı:) espressy'nin yorumu yoktu yeni gelmiş,bu demek oluyor ki espressy sadece kendi yorumlarını onaylıyor :) çaresi yok abi'nin uyanmasını bekliycezz:)


yaa abicim,hani diyorum espressy'e "el versen" de, bâd-ı hevâ olmasa şu yorumlarımız ..

gece gece kaç duble içtim emmâ bi ser-hoş olamadım ya hû !

berceste dedi ki...

ve dahi;

saat 02.48 e kadar bu yorumlarıma onay verilmez ise,bu blogun âkıbeti
mora yarımadasının âkıbetiyle aynî olacaktır biline! teranelerime aldırış etmeyin efem :)

hadi son sözü söyleyelim de çıkalım artık :

"jin çık,jin çık,jin çık..yallah jinler yallah!"

Espresso dedi ki...

Bercy'm bu kadar dubleden sonra, sen bence önce ser-hoş, sonra da sar-hoş olmuşsun.. Hoşluğuna zaten hep çok hoşsun, üstüne bir de konuya sarıcınca iş kopmuş..)))

berceste dedi ki...

şâirem !
ben niye bu yorumu farketmemişim ki ?
bu aralar hakikaten yorum trafiğiniz epey bi yoğun :)
beni bile ser-hoş edecek kadar :)
iltifatınız yorumunuzda zâhirdir,teşekkürü borç bilirim ..