Salı, Ağustos 28, 2007

Ahmet Arif...

Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar…
Havva anan dünkü çocuk sayılır.
Anadoluluyum ben,
Tanıyor musun?
***
Utanırım,
Utanırım fukaralıktan
Ele güne karşı çıplak
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma
Bir başıma ve uzak
Biliyor musun?
***
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar,
Nazlı, seher-sabah uykularımı...
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmış üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah, ne sultan!
Göçüp gitmişler gölgesiz!
Ve dayatmışım…
Görüyor musun?
***
Nasıl severim bir bilsen,
Köroğlu’yu
Karayılan’ı,
Meçhul askeri…
Sonra Pir Sultan’ı ve Bedrettin’i…
Sonra kalem yazmaz
Bir nice sevda…
Bir bilsen
Onlar beni nasıl severdi,
Bir bilsen, Urfa’da kurşun atanı,
Minareden, barikattan.
Selvi dalından ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterdim,
Duyuyor musun?
***
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarıda, derste, sırada,
Yürü üstüne-üstüne,
Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının,
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan, rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım;
Namuslu, genç ellerinle…
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası,
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?
***

1 yorum:

Abi dedi ki...

Yürü üstüne-üstüne,
Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının,
Dayan kitap ile
Dayan iş ile
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan, rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım;
Namuslu, genç ellerinle…

Çok çok güzeldi.. Sağol..Çok sağol..


Umut ile, sevda ile, düş ile.