Çarşamba, Mayıs 16, 2007

YAŞLANMAKLA İLGİLİ..

Metro Grossmarket'te bir kahve molasında..
Karşı masaya iki çift geldi. Yaşlı iki çift..
Kadınlar kokoş.. Adamlarda mümkün olduğunca janti kalmaya çalışmışlar..
Ben geldiklerini görmemiştim. Sanırım kataloğa baktığım sırada oturmuş olmalılar..
Kadınlar "Ben ödeyeceğim.." , "Hayır. Senin paran burada geçmez.." diyalogları yapıyorlar..
Daha doğrusu yaparlarken..
Adamlardan biri "Ben su alayım.." diye ayağa kalktı.
O sırada gördüm ki, Parkinson'da peak yapmış, beyefendi.
Elini cebine sokmaya çalışırken, farkettim müthiş titremeyi..
O, kasaya doğru gitmeye çalışırken, diğer amcanın "Bırak, ben alayım, lütfen." dediğini ve ayağa kalkmaya çabaladığını gördüm. Yan taraftan bastonunu alıp, dayanarak ayağa kalkmaya uğraşıyordu..
Sonuçta "Parkinson" aldı, geldi suyu.. Ben onların DOST olduklarını gördüm.
Kadınlar, saç boyalarından bahsediyorlardı... .. ..


* * * *

Çok yaşlı bir çift, bir başka çok yaşlı çifti evlerine yemeğe davet etmişler..
Yemek sonrasında hanımlar mutfakta kahve yaparken, iki amcada sohbet ediyorlarmış..
-Geçen gece hayatımızın en lezzetli yemeğini yedik. Ve inanılmaz ucuzdu.. Bu kadar kaliteli restaurant.. ve bu fiyatlar.. inanamadık..
-Sahi mi? Neresi burası? Adı ne?
-Bi saniye Ali.. Böyle ani sorular sorma.. Yaşlandık.. Hemen hatırlayamıyorum.. İsmi hatırlamam için yardımcı ol bakalım.. Hani böyle, yazın beyaz çiçekler açar da, mis gibi kokar..
-Yasemin.. Yasemin mi restaurant'ın adı?
-Yok yahu..bi saniye.. (Mutfağa bağırarak..) Yasemiiiinn.. Neydi geçen akşam yemek yediğimiz yerin adı..?


ps: Örnek kadın-erkek örneği değildir. Kadınlar arasında da çok sıkı dostluklar ve ilgisiz kocalar vardır yaneee..

2 yorum:

KUGUU dedi ki...

Amcam esinin adini unutmus ha:)) COk seker ya.

Espresso dedi ki...

Abim, ben bu yazından ne dostluğu, ne ilgisizliği, ne yaşlılığın getirdiği türlü eksilerden unutkanlığı çekip almıyorum..
Benim hep içimde kalacak olan, eşimle beceremediğimiz bir yaramı çekip çıkarıyorum; İyisiyle kötüsüyle 'BERABERCE YAŞLANMAK'...