Cumartesi, Mart 03, 2007

iki bilgeden özlü sözler..

Yıllar önce köpeğim Moro, henüz bir yaşlarındayken, bir pazar yürüyüşüne çıkmıştık Bostanlı'da.. Şimdi yıkıldı, Churchill'in kahvesi taraflarında yürüyoruz..
Balıkçılar ağlarını çekmişler, onarıyorlar, temizliyorlar..
Moro, balıkçı barınağındaki köpeklere doğru koştu ve bir kaç koklaşmadan sonra birlikte koşuşmaya, oynamaya başladılar..
Önce bir kaç metre ötemde israrlı bir havlama duydum. Dönüp baktığımda, gözlükleri ile balık ağını görmekte zorlanan yaşlı balıkçıyı ve O'nun hemen yanında bir ayağı olmadığı için ayakta durmakta zorlanan, ama diğer yandan karşısındaki köpeklerle oynamayı istediği ve bunun mümkünü olmadığını bildiği için sürekli havlayan köpeği gördüm..
Yaşlı balıkçı, ben yanlarından geçerken, gözünü ağlardan hiç ayırmadan kısık ama otoriter bir tonla seslendi köpeğe;
"Topal.. Felsefe yapma!"

* * * *

Yine yıllar önce Salihli'de bir arkadaşımın yazıhanesinde beş altı kişi oturuyoruz..
Dışarıda kuru ayaz.. İçeride soba çatır çutur yanıyor.. Sobanın hemen yanında yaşını başını çoktan almış, mekândan sorumlu bir Dayıbaşı oturuyor.
Radyo açık.. Reklâmlar var. Waplı cep telefonu reklâmları anons ediliyor..
Wap özellikli telefonlar yeni çıkmış..(Ben hâlâ Wap'ın ne işe yaradığını da bilmem ya.)
Bizde kendi aramızda "nedir bu wap?" filân diye konuşuyoruz..
Sözün bir yerinde, konu sakıza dönünce, o âna kadar söze hiç karışmamış Dayıbaşı oturduğu yerden, ellerini sobanın üstünde ısıtarak, batı Anadolu aksânı ile söylendi;
"Ben size bi şeycik deyem mi? Vap deyoola, vup deyoola.. Senin anleeceğin sağdıç, melmeketin anuğa goyyolaa.."

Saygılar..

2 yorum:

Turkekırgın dedi ki...

Dakka bir, gol bir tarzında bir olay: 2001 yılında New York'tan İstanbul'a dönüyorum. Atatürk Havaalanında her nedense uçaktan inişte bir pasaport kontrolu var. Herkes pasaportunu gösterdikten sonra pasaport gişelerine gidiyor. Bir Amerikalı bayan durumu kavrayamamış. Memur beyi geçmiş gişelere ilerliyor. Memur beyi bir telaş aldı. Herkese eşit davranacak ya memurum. Arkasından bağırdı: "LEYDEAAH, LEYDEAAAAAAH!PASSPORT, LEYDEEEEEEEEEEEAAAAAAAAAAAHH! (Lady demek istiyor, Kasımpaşa tarzında). Yalnız böyle Anadolu çocukları gerçekten kimseyi kayırmıyor. Herkese hayvan muamelesi yapıyor.

Espresso dedi ki...

Ben ne ODTÜ,EÜ,İTÜ,HÜ v.s. mezunu ayı gördüm. Ve de ben nice Anadolu'lu ADAM gördüm..
Ve de ben Avrupa'yı Amerika'yı Dünya'yı gördüm Türk'e karşı..
Nick'imi değiştirip ''DÜNYAYAKIRGIN''mı yapsam deyom