Perşembe, Şubat 22, 2007

TERS

Çok uzun bir zaman sonra, dün Havra sokağından başlayıp Konak'ta biten Kemeraltı Nostaljisi yaptım.


Havra sokağı'nın İkiçeşmelik tarafından girişi aynı.. Bağırış.. Çığırış.. Kalabalık..
İlk anda yirmi senedir değişen hiç bir şey yok diye düşünüyorsunuz.. Ama biraz ilerledikçe, kalabalığın giderek azaldığını görüyor, esnafın yüzündeki umutsuz ifadeyi seziyorsunuz..
Yıllar önce dericiler çarşısı olan sokakların terkedilmiş görüntüsü içinizi burkuyor. Koca işhanlarının kepenkleri kapalı..
Demirciler hanı.. Şadırvanaltı.. Kestelli derken.. Hisarönü'ne çıkıyorsunuz.
Bir balıkçıda öğlen yemeği.. Canınız bir bira istiyor, dil şiş ve salatanın yanında. "Yok." diyorlar.
Oradan çıkıp Mennan'a giriyorsunuz. Kazandibi üzeri dondurma.. Yılların "Mennan"ında su, ancak siz tatlınızı bitirdiğinizde, isterseniz (!) geliyor masaya..

Kızlarağası Han..



Burada, güzel bir dibek kahvesi içmek niyetiniz.. Gelen kahve çok sıradan, hani içmesem de olurdu tipinden bir kahve.. Ve çok ilginç, bu kültürü yaşatması gereken, tarih kokan, hâttâ kokmayıp direk tarihin kendisi olan bu handa bile kahveyle birlikte getirilmesi gereken suyu da istemek zorundasınız.. Kemeraltı'nda ki yeni kuşağın bira, su gibi sıvılarla bir sorunu var sanıyorum. Ya da bu kuşak başka bir yerden gelmiş buraya.. Bilmiyor.. Yaşatmıyor.. Yaşatamıyor.. Sonra bir ortak nokta buluyorum kendimce.. Balıkçı'daki, Mennan'daki ve Kahvecideki garsonların hemen hepsi Doğu aksânı ile son model cep telefonlarıyla görüşmeler yapıyorlar..

Konak meydanına çıkıyorum..

Büyük yapıların ve karmaşanın arasında kaybolmuş "İlk Kurşun" anıtını arıyor gözlerim, sessizce.


Beyaz bir MARTI'nın bağlı olduğu bir iskeleye doğru yürüyorum.. Ve üzerinde çığlık çığlığa uçan gemiler..

Beni Karşı YAKA'ya götürecek..

5 yorum:

Adsız dedi ki...

AH BE GÜZEL ABİM
KEMERALTI ARTIK SENİN BİLDİĞİN O ESKİ KEMERALTI DEĞİL, KOTÇULAR,NE İDİĞÜ BELİRSİZ DÖNERCİLER MAHALLİ,ESKİ TATLAR YOK,DİKKAT ETTİYSEN, ÇARŞIDA GEZEN KADINDA YOK, ERKEKLER GÜRÜHU DOLAŞIYOR VE O GÜZEL İZMİR ŞİVESİ ARTIK YOK.SONUÇTA İZMİR ADETA YABANCI BİR KÜLTÜRÜN İŞGALİ ALTINDA, YABANCI KÜLTÜR BURADA ASİMİLE OLACAGINA,İZMİRİN O GÜZELİM SAHİL KENTİ KÜLTÜRÜNÜ ASİMİLE ETTİ.

jubelum dedi ki...

balığın yanında bira ya da rakı için yok demezler, derlerse sen beni söyle...
SMYRNA
Ben İzmir’im
Bir aydınlık kent olup tanrıça bakışlardan
Doğdum üzerinize kapkara gününüzde
Apak gecelerimde yoksullarım kıvançlı
Kişilerim umut dolu, aşk dolu.
Ben İzmir’im, İyot kokusunda arınmış yüreğim
Ninnilerini dinlemişim çocukken tanrıların
Mitoloji benim mayam.
Üç güzellik buutu bende toplanır: Gök-Deniz ve Toprak
Göğüsleri dağlı Amazonlar geçer gözlerimden dört nala
Smyrne daha güzel, Smyrne daha büyük caddelerimde şimdi
Ben İzmir’im
Kah deli bir ozan olup gönül yarasına
Kah dolu bir imbat olup kişi acısına
Merhem olmuş rüzgarlarım.
Bir iliada boyu uygarlığım var benim.
Ben İzmir’im üzerine türküler yaktığınız gurbet boyunda
“Şu İzmir’den aman efem ayva gelir, nar gelir”
Gelir efem, üzüm gelir, yiğit gelir, şan gelirBen İzmir’im kavaklarım daha gür dünya bana dar gelir.
Ben İzmir’im
Bundan böyle kapılarım hep açık
Smyrne daha güzel, Smyrne daha büyük denizlerimde şimdi.
CAHİT SITKI TARANCI

Espresso dedi ki...

İlişkilerde, çevremizde, semtimizde, ülkemizde (hatta bazan sonradan zorla toparladığımız kendimizde) öyle hızlı bir deformasyon varki..
Ve bunlar bizi, değerlerimizi koruyabileceğimiz, paylaşabileceğimiz, paylaşırken de keyif alıp/verip mutlu olabileceğimiz mekanlara taşıyor zaman zaman. Tıpkı burası gibi:)
Bak Abi!! Jubelum da, seni mutlu etmek için Canatan Martı'yı bulmuş..

Abi dedi ki...

Sağol Espresso..:)
Bu arada Canatan'a güldüm gerçekten..

Turkekırgın dedi ki...

Kültür konusunda burada yazılanlara katılıyorum. Ancak mimari anlamda, 10 sene içinde Kadifekale'den antik tiyatro gömüsüne, buradan agora'ya,agora'dan Sinagoglar bölgesine(eski Juderia, veya Havra Sok. ve çevresi) oradanda Konak meydanına uzanan bölge turizme kazandırılacak. Öncelik Kadifekale ve antik tiyatro bölgesinde. Kadifekale heyelan bölgesi olduğu için öncelikle orada yaşayanlar biten toplu konutlarına taşınacaklar(2008 sonu). Büyükşehir buraları rekreasyon alanı olarak düzenleyecek. Antik tiyatro gecekonduların altında kalmış. Buradaki insanlar da toplu konutlara taşınınca tiyatro ortaya çıkarılacak, yakında İzmir'de epey olumlu değişiklik göreceğiz. Ama gelen nüfusla birlikte yaşayacağız. O insanların pek bi suçu yok.