Cuma, Nisan 29, 2011

eski...

Az önce eski sevgilimle 1 dakika 37 saniye süren bir telefon görüşmesi yaptım zaruri sebeplerden ötürü. Zaman çok şeyi değiştiriyor vesselam. Yaşlanıyoruz misal, sesimiz, zevklerimiz, duruşumuz, bakışımız değişebiliyor.. Evet, az önce ardından 10 ay boyunca hüngür hüngür ağladığım insanla konuştum. Sesimde enteresan bir canlılık vardı normalin aksine. "Zahmet olmasın"lı cümleler "tamam o zaman"lı bitişler vs.vs. Bir ara ne söyleyeceğimi bilemedim 1-2 saniye duraksadım. O an anladım, ben herhangi bir arkadaşımla konuşmuyorum. Ben bir zamanlar benimle hayallerini paylaşan, o zamandan 50 yıl sonra bile benimle uyanmak istediğini söyleyen biriyle konuşuyorum. Sesin kaşarlanmışı olur mu bilmem ama, sesinde -evet en uygun kelime bu- böyle bir hisse kapıldım kapadıktan sonra.. birinin rahatlığından hayatım boyunca hiç rahatsız olmamıştım, bu ilk oldu. -Gerçi ben de çok rahat konuştum, ama bu rahat olduğum anlamına gelmiyor- Konuştuğum insan, benim de bir zamanlar 50 yıl sonra bile birlikte uyanmak istediğim zat-ı muhteremdi... Ayrıldıktan sonra onun köprüsünün ardından akan sulardı bana bu hissi veren farkındayım ama, benim aşık olduğum adamın sesi böyle değildi eminim. Ya da aşk ya bu, insana her şeyin farklı gelmesine neden oluyor. Hep böyleydi belki de, ben fark edemedim gözümün körlüğünden.. çözemedim.. ama bildiğim bir şey var, zamanında ben bu adamı çok fazla sevdim.. -şu anı sorgulamak istemiyorum, geçmiş zaman kullanmamın sebebi sadece bu-

Bir zamanlar görüşmesek iyi olur diyen adamın, ona verdiğim benim için çok önemli olan bir başucu albümünü bunca zaman sonra istediğimde, "kargoyla gönderebilirsin" opsiyonunu sunarken, bir gün bir yerde buluşuruz veririm demesi de ayrı bir hayret verici durum ya.. hiç girmiyorum. Muhtemelen zamanında beni görmek ona acı verirken, artık bunu hissetmiyor olacak ki, söyleyebildi.. Kadınların erkekleri, erkeklerin de kadınları anlayabilmesi oldukça zor.. ayrı galaksilerdeniz kesinlikle..

Bazen, -zamanında o kadar çok üzülmüşüm ki, o kadar çok ağlamışım ki- artık böylesi herhangi bir şeyin, bana herhangi bir şey hissettirmesinin olanaksıza yakın olduğunu düşünmüyor değilim. Hissizleşme hissiyatı.. Neyse çok sorgulamamak lazım... Rutininde mutlu olmayı öğrenebilenlerden olmak dileğiyle..

İstanbul'dan sevgilerle;

Gamze

bitirirken, the melancholy man çalıyordu...

Salı, Nisan 26, 2011

Kaybedenler Kulübü

Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir ki?


1999-2000... O yıllar boşluğa düştüğüm, muhtemel orta yaş krizinin en şiddetli vurduğu zamanlardı.
İstanbul'da bir arkadaşımda kalırken, bir gece tesadüfen dinlemiştim radyoda onları.
Çok sevmiştim. Sonra, İzmir'e dönerken arkadaşımdan bu programları kaydedip, kasette biriktirmesini ve bana göndermesini rica etmiştim. Sağolsun, kırmamıştı beni.
İzmir'de Kent FM çıkmıyordu. Ve Kaan Çaydamlı ile Mete Avunduk İstanbul'da haftada üç gece Kent FM'de canlı yayın yapıyorlardı. Programın adı Kaybedenler Kulübü idi...

Bu işi tamamen birbirlerinin sohbetinden keyif aldıkları için, ücret almaksızın yapıyorlardı.
Programın fon müziği Sacred Spirit adlı grubun Yeha Noha şarkısı, tüm program boyunca arkada çalıyor,
Kaan ve Mete sürekli bir şeyler ( ! ) içiyorlar, uzun aralıklarla kimine göre sıkıcı muhabbetler yapıyorlar, sonra kafalarına göre, Beatles'tan, Cem Karaca'dan, Ferdi Özbeğen'den, Leonard Cohen'den bir şarkı çalıyorlar ve yine Yeha Noha'ya dönerek ve içerek (!) muhabbete devam ediyorlardı.

2001'di sanıyorum. Kadıköy'de Karga barı bulup, bir gece Kaan ile tanıştım. Daha doğrusu İzmir'den İstanbul'a sadece Kaan'ı yakından tanımak için gittim.
Kısa sayılabilecek bir sohbetimiz oldu. Sonra bir programında "Haluk Can'dır." demişti. İzmir'den, rakıdan ve balıktan bahsetmişti.
Bu bile yetmişti bana, çünkü ben bu garip adamı çok sevmiştim.

Bir kaç ay önce Kaybedenler Kulübü film yapıldı. Bence olağanüstü. Kiminiz sevmeyebilirsiniz. Dediğim gibi, herkesin kolay sevebileceği, çekebileceği muhabbetler değil bunlar.

Öykünün gerisini, ne yaptıklarını, nasıl yaptıklarını, istemeden nasıl reyting birinciliğini aldıklarını :) aşağıda 4 link halinde bilginize sunuyorum.



Kaybedenler Kulübü Sinema Fragmanı ( Official Trailer )
http://www.youtube.com/watch?v=Rk93mSp8yCc&feature=related



Kaybedenler Kulübü görüntüleri eşliğinde uzun görüntü
http://www.youtube.com/watch?v=gUMLqtnw1jM



Kaybedenler Kulübü Filminin Tamamı
http://hotfile.com/dl/115659852/79580c0/KKulubu.avi.html




Büyük istek üzerine, programı bıraktıktan sonra Kaan ve Mete'nin 10 Nisan 2011'de Dinamo FM'de sabah programı. ( Elbette gece programlarının zevki yok ama olsun, en azından gerçek sesleri ve muhabbetleri hakkında size bir bilgi verebilir.)

http://hotfile.com/dl/115731604/7cec4e9/Kaybedenler_Kulubu-10_Nisan_2011_Dinamo_Ozel.mp3.html



Hepinize iyi günler...
Tabi eğer böyle bir şey mümkünse... :)))