Salı, Nisan 26, 2011

Kaybedenler Kulübü

Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir ki?


1999-2000... O yıllar boşluğa düştüğüm, muhtemel orta yaş krizinin en şiddetli vurduğu zamanlardı.
İstanbul'da bir arkadaşımda kalırken, bir gece tesadüfen dinlemiştim radyoda onları.
Çok sevmiştim. Sonra, İzmir'e dönerken arkadaşımdan bu programları kaydedip, kasette biriktirmesini ve bana göndermesini rica etmiştim. Sağolsun, kırmamıştı beni.
İzmir'de Kent FM çıkmıyordu. Ve Kaan Çaydamlı ile Mete Avunduk İstanbul'da haftada üç gece Kent FM'de canlı yayın yapıyorlardı. Programın adı Kaybedenler Kulübü idi...

Bu işi tamamen birbirlerinin sohbetinden keyif aldıkları için, ücret almaksızın yapıyorlardı.
Programın fon müziği Sacred Spirit adlı grubun Yeha Noha şarkısı, tüm program boyunca arkada çalıyor,
Kaan ve Mete sürekli bir şeyler ( ! ) içiyorlar, uzun aralıklarla kimine göre sıkıcı muhabbetler yapıyorlar, sonra kafalarına göre, Beatles'tan, Cem Karaca'dan, Ferdi Özbeğen'den, Leonard Cohen'den bir şarkı çalıyorlar ve yine Yeha Noha'ya dönerek ve içerek (!) muhabbete devam ediyorlardı.

2001'di sanıyorum. Kadıköy'de Karga barı bulup, bir gece Kaan ile tanıştım. Daha doğrusu İzmir'den İstanbul'a sadece Kaan'ı yakından tanımak için gittim.
Kısa sayılabilecek bir sohbetimiz oldu. Sonra bir programında "Haluk Can'dır." demişti. İzmir'den, rakıdan ve balıktan bahsetmişti.
Bu bile yetmişti bana, çünkü ben bu garip adamı çok sevmiştim.

Bir kaç ay önce Kaybedenler Kulübü film yapıldı. Bence olağanüstü. Kiminiz sevmeyebilirsiniz. Dediğim gibi, herkesin kolay sevebileceği, çekebileceği muhabbetler değil bunlar.

Öykünün gerisini, ne yaptıklarını, nasıl yaptıklarını, istemeden nasıl reyting birinciliğini aldıklarını :) aşağıda 4 link halinde bilginize sunuyorum.



Kaybedenler Kulübü Sinema Fragmanı ( Official Trailer )
http://www.youtube.com/watch?v=Rk93mSp8yCc&feature=related



Kaybedenler Kulübü görüntüleri eşliğinde uzun görüntü
http://www.youtube.com/watch?v=gUMLqtnw1jM



Kaybedenler Kulübü Filminin Tamamı
http://hotfile.com/dl/115659852/79580c0/KKulubu.avi.html




Büyük istek üzerine, programı bıraktıktan sonra Kaan ve Mete'nin 10 Nisan 2011'de Dinamo FM'de sabah programı. ( Elbette gece programlarının zevki yok ama olsun, en azından gerçek sesleri ve muhabbetleri hakkında size bir bilgi verebilir.)

http://hotfile.com/dl/115731604/7cec4e9/Kaybedenler_Kulubu-10_Nisan_2011_Dinamo_Ozel.mp3.html



Hepinize iyi günler...
Tabi eğer böyle bir şey mümkünse... :)))

4 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Güzel tanıtım için teşekkürler.

Vladimir dedi ki...

Keybedenler Klübü radyo programını hiç dinlemedim ama 6:45 yayınevinin kitapları yayınlanmaya başladığında dikkatimi çekti. Her yeni kitabını heyecanla beklemeye başladım. Kitap kadar ilginç giriş sohbetleri vardı. Kaybedenler klübü başlığı altında kitabın ilk sayfasında iki paragraf yazı yer alırdı. Evimde oluşturduğum kitaplığın en değerli parçaları 6:45 yayınevinden çıkan ve ilk sayfasında kaybedenler klübünün yer aldığı kitaplar. Ciddi uçuk muhabbetlerdi onlar. Çok derin, ama kafa yormayan.

Yıllar sonra ilk kez bir türk filmini sinemada izledim. İyi veya kötü diye yorum yapmıyorum film için. Film bir dönem yaşananların ruhunu almış ve ortaya koymuş. Oldukça sahici duygular ve bir kaç tane de güzel sinema anı barındırıyor içinde. Mümkünse sinemada izleyin derim. Bir de müzikleri... Filmi evde izleyecekseniz iyi bir ses sitemine bağlayın ve öyle izleyin.. Müzikle alıp götürüyor. Çok iyi.

hep dedi ki...

sonunu beğenmedim. daha maceralı olabilir, ney ustası Abinin yüzüğüne son sahnede zoom yapılabilir, erol egemen denilen adam o çıkabilirdi.. hani habire yüzüğe zoom yapılıyodu ya nebbiliim...

hatta o adam hem erol hem sufi hem o süleymaniyenin bakıcısı çıkıp, hani imamdan başkasının bilmediği Süleymaniye Camiinin üst katlarındaki, İstanbulun o en güzel manzaralı odasına şarap içmeye davet edip, da bu bizim danaları oracıkta boğazlayıp, bilahare cami avlusunda kurban eti gibi etlerini dağıtabilirdi misal? ekşın olurdu, iyi olurdu bence...

E S M İ R dedi ki...

"Kaybedenler Klübü" ile ilgili...yaşanılan o yılları beyaz perde de izlemek..geçmişe dair hafızalarda kalan tortuları yeniden gün yüzüne çıkarmaya yarayan hoş bir gezinti!..

aydınlatıcı yazı için teşekkürler...

asıl filmin oluşumunda katkısı olanlara!(senaryonun hazırlanmasında, gerçek hikayeden yola çıkarak "hayatta olan gerçek hikayenin kahramanlarına!" şahıslara!)ve emeği geçen herkese ve de paylaşım için size de ayrıca teşekkürler...

İlginizi çekeceğini düşündüğüm bir site: http://rakiib.blogspot.com/2011/04/kaybedenler-kulubunun-standart.html

esen kalın...