Çarşamba, Temmuz 06, 2011

Fenerbahçe, Şike ve çifte standart

Türk halkının en büyük özelliklerinden biri her olayı kendine yontacak bir şeyler bulmasıdır.

Bir kaç gündür gündemde baş köşeye oturan, generallerin tutuklanması, yemin krizi gibi çok önemli konuları çoğu kişinin gözünde öteleyen bu olay, kimilerine göre kastî bir zamanlama ile yapıldı, kimilerine göre Fenerbahçe Cumhuriyetini(!) göçertmek adına...

Konuya ilgi duyanlar arasında bir kaç değişik grup var...

1- Bir başka takımdan olup, Fenerbahçe'nin başına gelenlerden keyif alanlar...
2- Bir başka takımdan olup, gerçeklerin ortaya çıkmasını bekleyenler...
3- Fenerbahçe taraftarı olup, yapılanları haksızlık olarak düşünenler...
4- Fenerbahçe taraftarı olup, gerçeklerin ortaya çıkmasını isteyenler...

Ve fakat işin çok tuhaf tarafı, bu grupların içinde hemen hemen hiç kimse "Hadi len, Aziz Yıldırım böyle bir şey yapmamıştır." diyemiyor...

Medyada ilk saatlerde yer alan haberlerde "Aziz Başkan yarın çıkar." dendiği halde, olayın üzerinden uzun bir süre geçmesine karşın, Aziz Başkanın hâlen içeride olması konusunda ise fikir yürüten de yok. Hani neredeyse hiç kimse "Ulen, bir şey yoksa, delil yoksa, Aziz Yıldırım gibi bir adamı içeride bunca zaman nasıl tutabilirler ki?" sorusuna yanıt da veremiyor. Kaldı ki ortalıkta feci delillerin olduğu söyleniyor. Bugün gelen ikinci dalga gözaltılarda, federasyon üyelerini zırt pırt arayan Aziz Başkan için, üyelerin birbirlerini panik halinde arayarak "Ya, senide aradı mı? ne diycez şimdi bu adama?" şeklinde konuşmalarının kayıtlarına ulaşılmasının neden gösterildiği konuşuluyor.

Şimdi üzülen, sıkılan, fanatik Fenerbahçeli dostlarıma iki soru sormak isterim.

1- Bu olay Galatasaray ya da Beşiktaş'ın başına gelseydi tutumunuz ne olurdu? Bu soruda bana değil vicdanınıza cevap veriniz.

2- Aynı olay Ünal Aysal'ın ya da misâl rahmetli Özhan Canaydın'ın başına gelseydi, bugün Aziz Yıldırım için hiç sorulmayan "Yaptı mı gerçekten?" sorusunu sormaz mıydınız? Cevabınız evet ise, klâs olabilmek size bir şey ifade eder mi?

Diğer taraftan olaya kem gözle bakan Fanatik Galatasaray'lı dostlarıma sormak isterim.

1- Aynı olay Adnan Polat'ın ve Galatasaray'ın başına gelse idi, konuya yaklaşımınız bugün Fenerbahçe'ye yaklaşımınız ile aynı mı olurdu? Yoksa bu sefer Fenerlilerin pislik atmalarına vereceğiniz kalitesiz, düzeysiz abuk subuk cevaplar mı verirdiniz?

2- Galatasaray ya da Beşiktaş başkanı hakem odası basan, federasyon başkanını tehdit ettiği açıkça kayıtlara giren, ismi türlü şaibeye karışmış bir kişi olsaydı, Fenerbahçe taraftarı üzerinize gelirken, "Olsun... Suçlu da olsa en büyük başkan bizim başkan..." deme abukluğunu sizler göstermeyecek miydiniz?

Kardeşim...
Otur bir düşün...
Fenerlisi, Cimbomlusu, Kartallısı...
Ne olur, azıcık düşün...
Nalıncı keserini kendine yontmadan...
Kendine ve takımına pay çıkarmadan...
Ön yargısız...
Yargısız infazsız...
Düşün...

Hoş, çoğu fanatiklerin takımı haricinde pek bir şey düşündüğü yok...
Hani memleketin için düşünmüyorsan bile tarafsız olma adına,
gerçeğin ortaya çıkması adına...
Olanları düşün, kişileri gözünün önüne getir, olayları hatırla...

Ama bu arada, 6-0'ı yendiğini unut ey Fenerli...
UEFA'yı, Süper Kupayı aldığını unut ey Cimbomlu...
Başarılarını, tatminlerini bir müddet düşünme bre Beşiktaşlı...

Tarafsız ol...
Tarafsız düşün...

Kim ki yanlış yapmıştır, delil varsa (ki var deniyor) azıcık bekle, sonucu gör...
Sonra hangi takımdan olursan ol,
eğer ki Fenerbahçe'ye bir ceza gelirse,
bundan mutlu olma, bir tekmede sen atma...
Ders çıkart... Çok konuşmadan... Düzey düşürmeden...

Herşey bir yana tarafsız olan, düşünebilen, analiz yapabilen tüm futbolseverleri kutluyor, Fenerbahçe'lide olsa "Gerçek neyse çıksın ortaya!" diyebilen arkadaşlarımı saygı ile selamlıyorum.

8 yorum:

beenmaya dedi ki...

her cümlesine sonuna kadar katıldığım bir yazı olmuş bu sevgili abi. bir beşiktaşlı olarak kendi takımım da dahil bütün suçların ortaya çıkartılıp suçluların ceza almasını istemekteyim!

sercotec dedi ki...

Bu işler hep "iddia" denen musibet müşterek bahis hikayesinin sonuçlarıdır. İşin Toplamına bakacak olursak:

1- Lider takım teşvik primi uygulaması yapmaz bunu gerideki takımlar yapar.
2- Takım içindeki bazı sporcular karşı takıma karşı olumlu veya olumsuz performans için para almış olabilirler.
3- Eğer bir takım takım halinde veya büyük çoğunluk halinde sportif şike yapmamışsa takım küme düşürülemez.
4- Bahisten para kazanmak için verilen teşvik ile, şampiyonluk yarışında verilen teşvikler birbirinden ayrılmalıdır.
5- Teşviği veren, Şikeyi yapan kulüp başkanı bile olsa, bütün camia bundan sorumlu tutulamaz.
6- Önde götürdüğü bir ligde teşvik primi uygulamasına veya bahisten kazanacağı paraya ihtiyacı olmayan Fenerbahçe başkanı için ben "hadi ordan Aziz Yıldırım böyle şey yapmamıştır" diyebilirim.
7- Türk adaletinin delil toplama yöntemine güvenim 0, yine de sonucu beraber görücez...

YAVUZ BOKE dedi ki...

aynen katiliyorum abi dediklerine guzel analiz..

ABİ dedi ki...

@ Beenmaya, aynen...
@ Sercotec serkan :) du bakali..:))
@ Yavuz, merci bien:))

Ayla dedi ki...

Empati sadece biraz empati.İnşallah bu temizlik sadece FB ile kalmaz madem düğmeye bastılar diğer şikelerde çıkarılmalı ortaya.

Komik Oyunlar dedi ki...

yakında takip ediyorum bende bu konuyu. türk futbolunda tarihi olaylar oluyor gerçekten..

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Babam ve kızkardeşim 1.grup
Ben 2 grup
Elini yüzüne kapatmış fanatik kuzanlerim 3.grup
Annem çekimser...
Bir yerde okudum mu izledim mi?tam hatırlamıyorum abiciğim bir Fenerbahçe taraftarı şöyle dedi.
"biz çok şey bekledik başkandan.Öyle bir baskı kurduk ki adam şampiyonluğa giden her yol mübahtır demiş olabilir.
İşte budur dedim o zaman.

Bu arada özledim Abicim daha sık yaz olur mu??Sağlıcakla kal.Ebru

!ÇİMDEN GELDİGİ GİBİ~~~ dedi ki...

Abiciğim,
Sevdiklerinle sağlık içinde daha nice bayramlar geçirmeni dilerim.Bayram yoğunluğu nedeniyle şimdiden kutlamak istedim.