Cuma, Temmuz 16, 2010

iddia ve kifayet üzerine

Kimsenin önünü kesmeyi sevmem. Sevsem sünnetçi filan olurdum. Hele gençleri öyle çok seviyorum ki. Kimse yaşlandı da gençlerin önünü kesiyo filan demeye kalkmasın benim için.
Ama şu yaşımdayım, şurada -ki site bile değil altı üstü bir blogda- konuk yazar olarak bu bloğa bir şekilde yolu düşenlerin karşısında bir yazı yazarken, yayına sokarken, sonrasında yazdığımı okurken bile yüreğim titriyor, aman bir cahillik , bir ukalâlık, bir haddini bilmezlik yapmış olabilir miyim diye, Ödüm patlıyor.

Doğal olarak, çağın tartışmasız iletişim aracı olan herhangi bir televizyon kanalında program yapan kişilerden de yaşlı olsun, genç olsun aynı özeni, aynı saygıyı bekliyorum. Görmediğime tanık olduğumda da hesabını soruyorum, elbet hakkımdır, hakkımızdır.
Yaşı kemale erenler daha az düşüyorlar böyle hatalara elbet. Çok erken olduğunun farkına bile varmadan "Ben artık oldum" diyen gençlerde ise sıkça rastlıyoruz bu iddiacılığa.

İztv diye bi kanal var. Bu kanalda program yapan bi de kızcağız var. Işıl Bayraktar' mış adı. Göcek-Fethiye arası ege turu ile ilgili bir bölümüne rastgeldim "gezi rehberi" adlı programının.

Bir ara söz döndü dolaştı geldi, 1950 lerde Cevat Şakir öncülüğünde "macera" adlı tekne ile yapılan ilk mavi yolculuk seyahatine. Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat, Mina Urgan ve daha önemli başka isimlerin bir araya gelip mavi yolculuk yaptığı o ilk seferinde, tekneye konan martı olmaya bile razı olduğunu iddia etti kızımız.

İlgimi çekti, izledim sonuna kadar.
Özellikle baktım program sonunda yapımcı kim, metin yazarı kim,
sunan kim diye.

Teknenin aşçısının yaptığı salataların tadına bakıyomuşcasına, aslında hiç de seksî olmadığı halde denizin tadına bakıyo gibi filan bikini ile resim de vermiş -bana sorarsanız göz renginin ela olmasından başkaca bir fiziksel güzellliği olmayan bu vasat- kızcağızmış metin yazarı da programın.

Ama benim derdim bu değil. Debelenmiş epeyce, gezdiği yerlerin tarihsel-doğal yapısı hakkında bilgi edinip, izleyiciye sunmak için. Program her şey iyi güzelmiş de, bir de o genç yaşına bakmadan metinlerde eski Türkçeyi kullanma merakı olmasaymış.

Herhalde O da istemezdi, Göcek civarı bir yerde bir lokantada yemek yediği an çevreyi tasvir ederken;
"manzara ise kifayetsiz" demeyi.

Herhalde O ' da bilmezdi kendi dilini kullanmakta bu kadar iddialı ama sakar
tavrı ile "macera" adlı o teknede değil martı, sivrisinek bile olamayacağını.


Herhalde O' da bilmezdi
"şarkıların bu kadar güzel
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,
bu derde düşmeden önce"

10 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Teşekkürler bu güzel yazı için. Toplumdaki genel düzeyle ilgili çok önemli, yaşamsal bir konu bu. Umarım katkı yapar.

Basak dedi ki...

Ah be Abi; o ilk mavi yolculuk teknesinde olmak isteyecek o kadar çok ki... Misal (eski Türkçe) ben... Tekne batacaktı el mahkum:) Azra Erhat'ın Mavi Anadolu'da anlattıklarına bakılırsa o zaman bu işi yapmak sefa değil, cefaymış.Ama bu muaazzam insanlar öyle enerji dolu, öyle memleket sevdalısı ki umurlarında olmamış.

Abi dedi ki...

Döktürmüşsün Andelib.
Kelimelerin son derece kifayetli.
Seni, bloğa verdiğin destek ve gösterdiğin saygı için, sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Çok teşekkürler.

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Bunlardan o kadar çok ki...
Bazen yoldan geçenleri çevirip sunum yaptırdıklarını düşünüyorum.

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

Yorumun için aklına, yüreğine, eline sağlık Andelib :)

andelib dedi ki...

@ Alizafersapci, çok teşekkür ederim. Benim de noktalama işaretleriyle başım derttedir mesela, hiç bir zaman bir yayınevine editör olmayı düşünmem bu yüzden:) Zira mesaiye bikiniyle gitsem bile, patron beni işten atar kesin:))

@ Başak, filhakika zatımın da ol sefer-i bahr-i sefineye iltihak etmek arzusuna duçar olduğumu derpiş etmeliydin :)))

@ abi, çok teşekkürler, ama senin de bloğu bu kadar boşlaman kifayet etti de arttı bile. evine dön Abi, seni affettik:)))

@ içimden geldiği gibi, haklısın, eskiden hiç değilse trtnin sunucuları dilimizi kullanırken ve sunum yaparken düzeyli, eğitimli, dikkatliydi. yazık ki artık orda bile kriterler çok değişmiş görünüyor.

hepinize sevgiler.

andelib dedi ki...

Sevgili Çalışan anne, ben yorumlara cevap yazdığım sırada Abi (ki kendisi bloğun direktörü olup, yorumları yayın yetkisi ondadır:) henüz senin yorumu yayınlamamıştı, bu yüzden sana sessiz kalmış gibi olmuşum. İlgisi yok, işte ses işte cevap:)
Sen de sağolasın, ve tabii ki senin de yüreğine, baştan ayağına ve içindeki yeni dünyaya da sağlık :))
Sevgiler

Abi dedi ki...

valla maillere 2 günde bir bakınca olabiliyor böyle şeyler...
kusura bakmen gari...

içki, kumar, sex, tatil...)))
öldürecek bu gece hayatı beni..:)))

ÇALIŞAN ANNE OLMAK dedi ki...

Abi aşk olsun ! burda hamile bi bayan var ! allah vermeye aşermesem bari :)))))))))

andelib dedi ki...

:))))) Yediğin içtiğin senin olsun Abi gözümüz yok:))))))