Perşembe, Aralık 17, 2009

Telif hakkını da al dedim, öyle git dedim



İzlesene'ydi, feysbuk'tu, blogdu derken her türlü internet kanalından sonra Ali Kırca' nın ana haber bültenine de konu olması neticesi izlemeyen kaldı mı bilmiyorum "al dedi git dedi" adıyla maruf izlencelik dramayı.
Bu klip mi desem, kısa film mi, adını bir türlü koyamadığım filmi feysbukta ilk izlediğimde hiç inkar etmiyorum, kim yaptıysa az fırlama değilmiş deyip ben de katıla katıla güldüm. (burada fırlama dediğime bakmayın, açık açık "kimse bu piç zekiymiş" dedim aslında) Öyle ya kıvrak bir zeka yakalamış olmalıydı "Vicdan" ın hızlı konuşması ile rap müziğin söz ritminin örtüştürülüp böyle bir rap şarkı yapılabileceği fikrini, ki takdire şayandı.
Yine de kulak vermeden edemedim Vicdan' ın sözlerine. Vicdan, asla izlemediğim, ne yapıldığını bilmediğim o programa niye çıkmıştı ve bunca "dedi"nin "kodu"nun arasında neyi haykırıp, hangi derdini anlatmaya çalışıyordu acaba? Açıkçası çok da anlayamadım ama, öz annesi tarafından bile umut kesilmiş bir erkeğin kadını olmayı denemiş, o koca tarafından dilendirilmeye mi çalışılmış neymiş, öyle bir hikayeydi algıladığım alt yazıdan.
Öyle ya, Vicdan oraya ilk albümünün tanıtımını yapmak için çıkmamıştı, bu her halinden anlaşılıyordu. Bizler evlerimizde bir tıkla ulaşıp yarılana kadar gülüyorduk da bu kadın ne için paralanıyordu acaba, yönetmenin "Hadi Vicdan iki dakikan var hayatının çıkmazlarını anlatmak için, çabuk anlat, reklam giricez senin konuşmanın ardından" talimatı mıydı böylesine koşturan Vicdan'ı.
İçim acıdı espriye katıla katıla gülüşüm bittiğinde. Kadıncağız ya da yakınları bilse feysbukta böyle "şebek" hale düşürüldüğünü, bunu yapmanın bir bedeli olduğunu, bunu yapandan bu bedeli isteyebileceklerini, dava etmezler miydi acaba bunu yapanları?
Vicdan'ın dramından türetilmiş rap klibi umulanın da ötesinde bir reytinge ulaştı ve pik yapıp kapitalizmin dişlileri arasında çatır çatır bir güzel öğütüldü sonunda.
Olan oldu ve Fiat, bu çekimdeki replikleri çok da değiştirmeden reklamlarında kullandı. Ne güzel. Bu ülkede sürekli gelişen tek sektör ve sanat var o da "reklamcılık" buna hiç şüphem yoktu zaten, inancım pekişti.
Merakım sadece şu; bunca reytingden ve son olarak reklam malzemesi olarak kullanılıp paraya çevrilmesinden sonra,
Vicdan' a oralarda yırtınmasını telafi edecek telifi veren bir vicdan kaldı mı memlekette acaba?

12 yorum:

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

bende bunu ilk izlediğimde aynı şeyleri düşünmüştüm.Yani telif hakkını falan değilde bunu yapan kıvrak zekalı kişiyi:))

alizafersapci dedi ki...

Zor bir soru. Teşekkürler, düşündürdüğünüz için.

Vladimir dedi ki...

Güzel bir soru. Bu sayfaya yolu düşenler bu sorunun yanıtını biliyor. Malesef büyük çoüunluğun ise vicdandan da, adaletten de, başkalarına değer vermekten de haberi yok. Güzel ve zor bir soru. :(

egemavisi dedi ki...

Klibin sonunda bir adres var. O arkadaşa sormak lazım bu soruyu. Ayrıca Fiat Türkiye'ye de tabi.

Cahil dedi ki...

Bence bu soruyu soran ilk kişi sensin Abi. O yüzden vicdan kelimesi sadece o kadının nüfus cüzdanında (varsa tabi) yazan bir kelimeden öteye gitmiyor. Bu soruya bu blog dışında rastlamadım. Cevaba gelirsek hiç sanmıyorum :((

duygu dedi ki...

bu soruyu sorabilmek bir farkındalıktır... ne yazık ki aynı duygularla izleyip sadece buruk buruk gülümsemiştim bu videoda...
ismiyle müsemma yaşasada, yanlış yerde yanlış kişiyle birlikte Vicdan...
umarım sorduğunuz sorunun cevabı, biz farkında olmadan gelip onu bulmuştur...
sevgilerimle...

Abi dedi ki...

@ özellikle cahil ve bu yazıyı okuyan, yorum yapan ya da yapmayan herkes;
yazının sahibi andelib'tir.
okuduğumda bana da "Vay anassını" dedirtmiştir.
Bu mükemmel sorularının ve beyninin hastasıyımdır.

Tabiat Ana dedi ki...

aslında dün öğle arası bizde bu reklam ve telif hakkı üzerinde konuşmuş ve zavallı kadıncağızın dava açması gerektiğe karar vermiştik oda arkadaşımla.
Böyle işte garip insanların memleketi haline dönüştük biz.Zavallı problemli bir kadıncağızın haline üzülüp nasıl sorun çözülür diye düşüneceğimiz yerde dur bakalım bundan rap yapalım yada iyi reklam malzemesi olur bu diye hep kendimize yontuyoruz.Ben bu videoyuda bunu reklama olarak kullananıda kınıyorum doğrusu kendi adıma.
Ne yani sorun bizim değilse istediğimiz gibi dalga geçebilme hakkına sahipmiyiz yani!

andelib dedi ki...

Kanın, vahşetin ve acının pazarlamacılığını yapan yüzlerce haber-cin-in bombardımanı altında gerçek duyguları ve duyarlılığı yitirmemek adına bir parça temkinli olmak gerekiyor galiba. Yorum bırakan değerli arkadaşlarım, hepinize teşekkür ederim.
Sevgili Abi, teveccühün. Burada yazar kadrosunda olmak bile bana gurur veriyor, sağol varol.

Cahil dedi ki...

Andy özür dilerim... altta kimin yazdığına bakmadan yorum yaptım... benim de başıma geliyor :)) harika bir tespit...

hep dedi ki...

Biri bana; sadece 2 dakikan var hayatının çıkmazlarını anlat deseydi, Vicdan' ı sollardım herhalde:)
Bu tepkisiz çoğunluğun vicdanı da GDO' lu artık korkarım:(

andelib dedi ki...

Sevgili Cahil, hiç özürlük bir şey yok. Blog sevgili Abi' nindir, bizler arada yazdığımız için doğal olarak yazıları okuyanlarda, O'na aitmiş hissi oluyordur; bu konuda hiç kimseye kırılmam. Abi de sağolsun her seferinde üşenmeyip açıklama yapıyor:)