Çarşamba, Aralık 23, 2009

Kendi elini kendin tut.

Uzun ve çetrefilli zamanlar...
Kış gelince böyle oluyor. Hastalıklar, dertler.

Tüm bunların üzerine bir de sevdiğim bir abinin ölümü...
1942 doğumlu, iyi yürekli, gırgırı, makara yapmayı, fıkra anlatmayı seven, gözleri her daim gülen bir adamın çırpına çırpına ölmesi ekleniverdi Lodoslu, kasvet günlere.
Dün kabristanda, iki metre beyaz kumaşın üzerine bir kaç kürek toprak attıktan hemen sonra, son nefesini verirken elini tutan başka bir abi anlattı o saniyeleri.
Fenalaşıp hastaneye kaldırdıklarında, doktorlar ayağında damar filân bulmaya çalışırlarken, o ellerini bilinç dışı sallıyormuş böyle, çırpınır gibi...

Dün cenazede olan bir sürü başka abiler, ölen abinin can cekiştiği ve öldüğü sıralarda önceden plânlanmış bir balodaydılar.
Haber baloya eriştiği hâlde, gereken kulaklara fısıldandığı hâlde program hiç bozulmadı.
Eğlenti, neşe devam etti. Elbette, daha önceden yapılmış büyük organizasyonlar iptâl edilemez, edilmemeli de... Ama, iki kelime ile bahsi edilip, şerefine bir kadehçik kaldırılabilinirdi.
Yapılmadı.
İki dakikada olsa, neşeler kaçmasındı...

Böyle bir anlayışta var.

Var ama can çekişiyor.

Çırpınıyor.

Son nefesini verirken başında elini tutacak birisini bulabileceğini de sanmıyorum.

11 yorum:

jubelum dedi ki...

Bundan 3 yıl önceydi, yine bir abimiz kalabalık bir topluluğa hitap etmekteydi. Konuşması bitti, soruları cevapladı. Artık yerine oturacaktı ki, kendi etrafında bir kez döndü ve hemen yanındaki sıraya yığıldı kaldı. Apar topar hastaneye yetiştirdik ama nafile o an kaybetmişiz onu. Hastane kapısında beklerken içeriden bir doktor çıktı, yakınları dedi; - evet biziz dedik, başınız sağolsun. Beyin kanaması dedi. Eşine ilk haberi verdiğimde; Sevdiği sahnede öldü demişti.Toplantıda 80 kişi vardı, hastane kapısında 10 kişi, ertesi gün defin işlemleri için hastaneye gittiğimizde kişi sayısı sadece 3 dü. Cenazeyi hazırlarken sayı 2 ye düştü.Uçak koltutuğunda geldiği İstanbula, kargoyla yolladık.

alizafersapci dedi ki...

"Düşenin dostu olmaz, düşte görürsün.
Sen o zaman dostları, düşte görürsün!"
Bu dizeler özetliyor tavrımızı, ne yazık ki böyle...
Paylaşım için teşekkürler.

7.oda dedi ki...

başın sağolsun abi :(

hep dedi ki...

Başın sağolsun Abi.

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

İnsanların ölüme böyle kayıtsız kalıyor olmaları onunla yüzleşememelerinden kaynaklanıyor bence. Bir ölümle, devam etmekte olan bir şeyi keserlerse eğer kendi ölümleri ile burun buruna gelecekler. Ve bu her yiğidin harcı değil. İnsanlar ne kadar bilseler de öleceklerini, ölüm yakınlarında durduğunda dönüp onun yüzüne bakamayacak kadar korkarlar ondan. Elbet bu söylediklerim sözünü ettiğiniz insanları haklı bulduğum anlamını taşımıyor. Sadece önceleri vicdan yoksunu diye nitelediğim insanların ruh hallerini anlamaya çalışıyorum. Hepsi bu.

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

basin sagolsun abim... bir anim yok bu konuda hala yazdiklarini canli yasadim ben.

KUGUU dedi ki...

UZULDUM.
Basin sagolsun ABI, ve gidene rahmet mekani cennet olsun dilerim :(

egemavisi dedi ki...

Başın sağolsun Abi.

La Santa Roja dedi ki...

Başın sağolsun Abim. Vefa İstanbul'da bir semt adı artık...

Vladimir dedi ki...

Başın sağolsun Abi

Cahil dedi ki...

Başımız sağolsun abi.