Çarşamba, Eylül 02, 2009

Üşeniyorum, öyleyse yarın.

Heyyyt... Amca oldum. 18 Ağustos'ta bizim aileye de Aren adı ile yeni bir dişi katıldı.
Bu aralar Çınar ve Brajeshwari'nin de bahsettiği gibi gerçekten çok çocuk doğuyor. Allah hepsine sağlıklı bir ömür versin.
İki alt katımıza ve karşı dairemize de yeni canlar geldi, misâl. Apartman görevlimizin karısının da karnı burnunda, bugün yarın oradan da haber bekliyoruz.
Dikkatimi çeken şey, sezeryan ya da sezaryan denilen olayın acaip artması. Doktorlar normal doğumdan vazgeçtiler gibi. "Normal doğum yapacağım / İstiyorum" diyen tüm annelere, son anlara doğru bir şekilde Kaiserschnitt ( kral kesiği - césarienne ) empoze ediliyor.
İddiaya göre, bir çok kadın doğum doktoru, eskisi gibi kesin olmayan bir tarihte, misâl sabaha karşı kalkıp saatlerce uğraşacağına, özel ajandasında tarihi ve saati baştan kesinleştirip tatilini bile ona göre ayarlıyor. Böylece 1970'ler de %5 olan olan sezaryan oranı büyük şehirlerde % 70-80'lere çıkıyor.
Bu arada olayı araştırırken Youtube'taki bir sezeryan görüntüsünün altındaki iki yorum çok dikkatimi çekti...

a) Holly Fuck... :)))
b) Bacılarım, normâl doğum yapın... Bu ne yaaaa? :)))))))))))))

* * * * *
Yazacağım ikinci konu sigarayı bırakmam ile ilgili.
Üç beş ay önceden belirlediğim tarihte, otuz yıldan fazla kullandığım meret ile vedâlaştım.
Neredeyse bir ay oldu bırakalı... Ve tahminimden kolay gerçekleşti herşey.
Ne bir ilaç, ne nikotin bandı ya da sakızı, ne çip, ne bilmem ne... Hiç bir şeysiz. Küt diye...
Son gece, Alan Carr'ın bir saat onbeş dakikalık filmini izledim sâdece. Ve evet, faydası oluyor.

Şöyle, bir kaç şey paylaşmayı isterim sizinle...

Bıraktıktan sonraki üç beş gün, ilgisiz zamanlarda uykunuz gelebiliyor. Bu gibi durumlarda ben vücudum ne istiyorsa onu yaptım. Misâl, gidip yattım. Bu arada bırakılan gün ve takip eden bir hafta içerisinde evde yalnızdım. Bu da iyi oluyor. Hem kimseye sarmıyorsunuz, hem istediğiniz gibi rahat rahat turalıyorsunuz.

Bıraktıktan sonraki ikinci günde öğlen uzanmış, yarı uyku hâlinde iken vücuduma bayağı bir titreme geldi. Hani böyle gerçek bir bağımlı krizi görüntüsü... Hoş değildi. Soğuk su iyi geliyor. Hem içme, hem duş anlamında. Dördüncü gün, bu kez gece uykusunda benzer bir titreme nöbeti daha oldu. Su içip yattım. Bir daha da olmadı... Kriz ve titreme işleri böylece bitti.

Bırakmadan önce, "Benim söyleyeceğim bir zamana kadar, bu eve artık kimse cebinde dâhi sigara ile girmeyecek." söylemimden birinci hafta sonunda çark ederek, "kim neyle istiyorsa gelsin, ama balkona çıksın"a döndüm, misâl.

Sigarayı en fazla tükettiğim rakı masalarında bulundum, hattâ bir arkadaşımın çok kalabalık bir doğumgünü partisinde dj'lik yaptım ki o sırada yediğim sigaranın haddi hesâbı yoktur, billâhi tillâhi geçti, gitti geceler.

Rakı ve Kahve de bir problem yok. Ha, aklıma gelmiyor mu, zaman zaman canım istemiyor mu, elbetteki geliyor. Ama zaman aralıkları gittikçe açılıyor. İlk günlerde, günde yirmi defa aklına düşüyorsa, şimdilerde bir kaç defa ile kurtarıyorum.

Sigaraya bağımlı olmuş birisinin bunu unutmasının mümkün olmadığını söylerler. Ben 20 sene önce bırakmış 80 yaşında bir adam tanıyorum ki babam olur kendisi; hâlâ canının çektiğini söyler yani... O derece bir bağımlılık bu. Ha, ben 80'e gelsem, o kadar da canım çekse ne yaparım, o da garanti değil.

Benim için en büyük etken sağlığım, öksürüğüm vs. değildi. Kaldı ki ne öksürük ne de başka bir fiziki rahatsızlık vermedi bildiğim kadarı ile... (İçeride ne yaptığını bilmiyoruz tabi.)
Esas neden artık 5 yaşını bitirip 6'sında gidecek olan, bundan sonra gördüklerini hiç unutmayacak olan küçük kıza iyi bir rol-model olamamaktır.
Seneler sonra bir arkadaşı ikram ettiğinde bu adi şeyi, "Benim babamda içiyor/içerdi." dedirtmemek adınadır.
19 Temmuz kararlarınında faydası çok büyük bu arada. Eskisi gibi film arası, restaurant, bar muhabbetide sonlandı. Ben facebook'ta dumansız hava sahasına bile katıldım be... :))))
(İşte böyle Ayşebebek... Izdırap yok sayılır... Varsa bile o kadar olur.:))) )

Durumlar böyle sevgili arkadaşlar...

Sosyal yönü ile yoğun fakat verim yönü ile düşük bir Ağustos ayını geride bırakmış bulunuyoruz.
Her ne kadar tatillere gitsek ve lakerdacı blogger toplantılarıydı düzenlediysekte, diğer tarafta Ağustos ayı yedi (7) yazı ile tüm ayların en düşük ve verimsiz ayı olmuş...
Cahil'den hiç ses soluk çıkmamış Ağustos'ta misâl...
Jubelum "İstanbul meyhaneleri"ni,
Andelib "Amma da ballıyım"ı yazmışlar sağolsunlar. Ben de 5 post yapabilmişim kocca Ağustos'ta. ( ki Badem şarkısı da Andelib'in önerisidir.)

Umuyorum ve diliyorum ki, yazın rehâvetini geride bırakır, her birimiz verimli günlerimize döner, blog açılımını gerçekleştiririz.

Kalın salıncakta.

(türkekırgın'a selâm olsun)

15 yorum:

beenmaya dedi ki...

sezeryanla doğum sayısında gerçekten büyük bir artış var ama bir de bildiğim kadarıyla işin içersinde çöyle ekstra bir neden de var; çocuk sahibi olma yaşı en azından benim çevremde oldukça ileriye atıldı. kadınlarda 30 yaş sonrasında her zaman için hem hamilelik döneminde hem de doğum esnasında sorun yaşama oranı oldukça arttığından normal doğum tercih edilme sayısı da gitgide düşüyor.

ama sırf korku vb nedenlerden ötürü sezeryan seçenler de var elbette...

sigaraya gelince bende 3 sene önc aynı senin gibi bir anda bırakmıştım ve zorluk çekmemiştim. gerçi 3 sene sonra son dönemlerde özellikle işyeri sıkıntılarım nedeniyle (söylenecek bir bahane hep vardır) arada tüttürmeye başladım ne yazık ki aman ha sen aynen devam et bana uyma derim :))

andelib dedi ki...

Bu "blog açılımı" nemenem bişeydir Abi, ben açılımın içeriğini bilmeden açılım kararını desteklemiyorum haberin ola :)))

andelib dedi ki...

Aren' e hoşgeldin demeyi unutmuşum Abi, hoşgelmiş. Analı-babalı, sağlıklı, mutlu büyüsün. Sen de dumansız hava sahasına hoşgeldin, sağlıklı, mutlu yaşlan, 80inde de orda kal:)

beenmaya dedi ki...

yaptım bile ne yazık ki amma velakin tez vakit eski günlere dönme çabam olacaktır :))

Abi dedi ki...

@ Beenmaya; Yapma be. 3 sene sonra yine yeniden yani... kötü be ya.
@ Andelib, blog açılımını öylesine uydurdum. hatırlamıyorum ama son günlerde kuylağımda kalan bi'şey sanırım. Birisi bişeyler açtı herhal.
Aren için teşekkür.
Ben 80'de içerim abi.:)))

hep dedi ki...

Ne güzel böyle haberler okumak. Sigarayı böylesi kolay bırakmana çok sevindim Abi. İnsan neden daha önce bırakmamışım diye yanıyor bir yandan da. Neyse zararın neresinden dönülse kardır diyelim. Amca oluşunu kutluyorum, senin kendi Amcanla ilgili yazını hatırlıyorum da, dilerim Aren de kendi amcası ile ilgili aynı güzel hisleri yaşar. Güle güle büyütsünler, ömrü bol olsun.
Bloğa bereket getirir belki bu yeni bebek :)

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

Sevgili Abi,

15 yıl önce sigarayı bıraktım ve aşağı yukarı aynı şeyleri yaşadım.
İyi ki bırakmışım.
Şimdi yorulmuyorum-hiç ama-, her şeyin tadını alıyorum, kokusunu duyuyorum...
Mesela derler ki içkinin aynında çoook arıyorrum. ben hiç aramıyorum ve üstelik rakının da şarabın da tadını ve kokusunu doyasıya alıyorum.
başka şeylerde var tabi ve onları da yer va zaman yettiklçe konuşuruz.
Helal olsun size, ne olur bir daha başlamayın ve hani ev de altı yaşında bir bebe var ya...
özellikle onun için.
Sevgiler

Cahil dedi ki...

Abicim, Aren Bebek önce ailenize sonra memlekete vedünyaya hayırlı olsun... Hoşgelmiş sefalar getirmiş... Sigarayı bırakma olayını canı gönülden kutluyorum. Benim Babam seninki kadar şanslı değildi ve 49 yaşında sigara yüzünden (doktordan tescillidir, abartmıyorum :)) ) hayatını kaybetti. Valla gördük test ettik; sigara adamı öldürüyor. Ağustos ayındaki tembellik için de kusura bakma lütfen, berbat bir aydı benim için :((
Ama kendimi affettirmek için hemen bir fotoğraf ve şiir ekliyorum...

gülçin dedi ki...

Sevgili abi,
Aren'e hoşgeldin bebek demek istiyorum, dilerim kendi kadar tatlı günleri olur.

sigarayı bırakmana da sevindim, ben de aralık ayında bıraktım, ilk zamanlar çayla kahvenin yanında "ya bişey eksik ama ney" gibi hissediyordum, artık hiçbişey eksik değil! artık daha rahat yürüyorum, gençleşiyorum ayol!"acaba bırakabilir miyim" diyen arkadaşlar, kendinize bir şeans verin.

Sevgiler.

7.oda dedi ki...

ben normal doğum yaptım :)) ama tabi üstünden 9 yıl geçti, şimdiki doktorlar aynen dediğin gibi seni ototmatik olarak sezeryana yönelendiriyorlar..

şu 15 dakikalık filmi nerden bulabilirim? kardeşime izlettirmek istiyorum da..

Abi dedi ki...

@ 7. Oda. Film 15 dakika değil yaw, 1 saat 15 dakika...
mesela şurada var...:

http://www.cshtr.com/dizi-belgesel-show/24560-sigarayi-birakmanin-kolay-yolu-allen-carr-dvdrip-belgesel-turkce.html

Abi dedi ki...

@ Hep, Cahil ve Gülçin,
Aren bebek temennileriniz için sizlere teşekkür ediyorum.
Ayrıca hem size hem de Kubilay Karadenizli'ye, sigarasızlar kulübü üyeleri olarak, verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum...

sevgiler.

cinar dedi ki...

Bizim hastanede de hep normal doğum için yönlendiriyorlar hamileleri. Hatta ben bir ara korkuyordum ben doğurmaya kalksam bunlar beni de sezeryana almaz diye :) Evet sezeryan görüntüleri kötü olabilir de, yorum yapmak için normal doğum görüntülerini de görmek gerekir sanki :))

Sigara konusunda çok tebrik ederim Abi. Kızın için gayet de iyi bir örnek olduğuna eminim, ama yine de sigarayı aradan çıkarman süper olmuş. Kendin için de. Hep böyle devam edersin umarım.

Yeni gelen üyelere de sağlıklı uzun ömürler dilerim :)

Adsız dedi ki...

Allah analı babalı sağlıklı vede mutlu yaşam versin.Sizinde gözünüzaydın abi.
Sevdiğiniz birşeyden ayrılmak acılar verir hiç unutamazsınız ama sigarayı hatırladığınız heran "ulen" dersiniz ben bunu niye sevmişim..))
Nilly

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Abi bu sigara tutkusu bende de bitecek gibi değil hatta durum günden güne daha vahimleşti...
Artık uyanır uyanmaz bir tane içmeden kendime gelemiyorum...
Allah yardım etsin hayatında hiç sigara içmemiş eşime...