Salı, Mayıs 26, 2009

evet...

Sabahları ekonomi kanallarında yorum yapanların çok kullandığı, benim de bir o kadar kıllandığım bir kelime; "açıkçası".

Eskiden bir ara "evet" diye söze başlayanlara takılmıştık.
Şimdi, "Evet, dav-cons endeksinin bizim endeksimize yapacağı etkiyi, açıkçası bilmiyoruz." ya da "açıkçası petrol fiyatlarının 70 dolarlarda seyredeceğini düşünüyoruz." gibi cümlelere takar olduk.
Manyak mısınız olm? Neyin açıkçası?

Bir de özellikle ayakta konuşurlarken, kollarını sanki vücutlarından bağımsızmış gibi oynatıyorlar. Hani eskiden ibiş kuklaları sağa sola hareket ettirilirken kollar abartılı hareketler yapardı ya, aha onun gibi.

Bunun erkeklerde görülen en net örneği, ntv hava durumu spikeri Gökhan Abur. Hava durumundan korkuyorum valla, o anlatırken. Her an kelek bir şey olacakmış gibi geliyor. Böyle ağız dolusu kelâmlar filân. Bir de kollarına bakın izlerken, nasıl sallanıyor. Magazin programlarını sunan sarışın kızların kolları da feci. İsim bilmem ama bâzen kızın kolu bizim ekrandan çıkacak kadar sallanabiliyor. Ne lan bu?


* * * *

Sabah yine... Haberlerde sağlık Bakanı Recep AKDAĞ, sekiz kişinin öldüğü Şevket Yılmaz Devlet hastanesinin önünde kameralara konuşuyor.
Arka arkaya öyle iki cümle söyledi ki, kalemi alıp yazdım unutmayayım diye.

"Ölen sekiz hastanın ikisinin yoğun bakımda beyin ölümü beklenenlerden olduğu bilgisini aldım. Bu şekilde tahliyeler gerçekleşiyor."

Güzel bir tahliye yolu diye düşündüm "açıkçası".

* * * *

Yazmıyorum diye merak edenler var. İşler yoğun. Geçen gün A.W.'ın arabası ile Alsancak'a inmiştim. Bir müddet sonra bir baktım, araba uçuyor. Bayağı havada böyle. 100 liraya geriye aldım konduğu yerden. Can sıkıntısı yani. Bu yoklukta bir de.

* * * *

Haberler şimdilik böyle.

Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.

Su küçüğün, söz büyüğün.

Damlaya damlaya göl olur.

Öyle.

12 yorum:

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

iyi dedin hos dedin de... bizim "ibis" e laf etmissin be yafu... onun bile akli daha guzel calisiyo...

Abi dedi ki...

yok walla. bu ibiş o ibiş diil. eskiden gülhane parkında çocuk tiyatrosu vardı. babam götürürdü bizi. ben ibişi ordan tanıyom... :)

Biraz dedi ki...

bir de "esenlik dolu yarinlar dileriz, haftaya bulusmak uzere" filan da denilirdi..ben de cocukken bu lafa cok gicik olurdum..."esenlik dolu yarinlar" hala soyluyorlar mi bilemiyorum...

Basak dedi ki...

Babam da bir ara "oldukça" lafına takmıştı:)) Hakikaten, bu laf da en az "açıkçası" kadar anlamsız, düşünmeden, cümleye yakıştı diye kullanıyoruz ama bir an "bu şimdi ne anlama gelecek?" diye düşününce ık-mık yani:)))

cinar dedi ki...

Ben de lafa "hayır" diye başlayanlara takık durumdayım :) Olumlu bile olsa hayır diye başlıyorlar, anlamıyorum yani.

Aurora Borealis dedi ki...

eveeet... ne yani arada birmi gorusecegiz :P hehe

Geveze Kalem dedi ki...

Abi 'açıkçası' ben sana yorum yazmakta zorlanıyorum. O kadar tam yazıyorsun ki ekleyecek bir şeyim kalmıyor.:) Bir de böyle tepetaklak etme durumların var tabii. Velhasıl, seni okumak güzel...

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Evet...yani hayir... durum ortada...

Bizim Ibis saglamda..

Evet evet!! sagol abi...

hayir aslinda; hem sen sagol hem de Vatan Sagolsun!

:o)

Tabiat Ana dedi ki...

hayır :)

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ben de son zamanlarda cümlelerini "...önemsiyorum" diye bitirenlere takıldım. İşin en enteresan yanı fikirlerine hiç ama hiç değer vermediğimiz insanlar kullanıyor bu lafı.

Abi dedi ki...

Sevgili Biraz, Başak, Çınar, Aurora Borealis, Geveze Kalem, Gulteinen, Tabiat Ana ve sayfamıza ilk kez yorum yazan Aydan Atlayan Kedi...
Hepinize katkılarınız için içten teşekkür.
Sevgiyle...:)

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Bu da Dubaiden gelmis "hani bana hani bana" demis :-)