Perşembe, Nisan 02, 2009

Sosissiz Hava Sahası

1-7 Nisan kanserle mücadele haftası. Dönel kavşaklara kanser haftası diye pankart asmakla mı oluyor kanserle mücadele? Niye onca memuru- uzmanı kadrosunda bulunduran koskoca Devlet İstatistik Enstitüsü ile Sağlık Bakanlığı bir yılda ülkemizde kaç kanser vakası ile karşılaşıldığını, ne tür kanserlerin yaygın olduğunu, bunun bölgelere göre dağılımının ne olduğunu ve sebeplerinin ne olduğunu araştırmaz, araştırıyorsa bu haftanın hatırına kamuoyuna açıklamaz? Niye insan sağlığını doğrudan ilgilendiren ürünleri üretenleri, ilgili kamu kurumları yeterince denetlemez? Niye üretimle ilgili standartları belirleyip, sıkı şekilde uygulatmaz? Niye hala yemeğimize ektiğimiz kırmızı biber mi, tuğla kırıntısı mı, margarin plastik miymiş, zeytinin siyahı kimyasal boyadan mı gibi sorularla boğuşuruz? Niye uygar ülkelerde rahim ağzı kanseri aşısı standart aşılar arasında yer alırken, biz de gereksiz bulunur?

Neden ilgililer Karadeniz bölgesinde son yıllarda yoğun olarak karşılaşılan kanser vakalarının Çernobil kazası ile ilgisi bulunmadığı şeklindeki resmî iddiayı rakamlarla ispat etmez. Biz araştırma gereği duymuyoruz ama elin Enstitüsü boş durmamış araştırmış -aynı dünya yüzünde bulunduğumuz için arada beleşe öğreniyoruz- ülkemiz aldığı doz itibariyle ilk yıl Çernobil kazasından etkilenen ülkeler arasında onbeşinci sırada. Niye hala Sinop'a nükleer santral yapacağız diye yırtınıyoruz, kilometrelerce uzakta mevcut olan her hangi bir nükleer santralden beleşe doz almak imkan ve ihtimali varken bunca masraf yapıyoruz?

"Bir çocuğun yılda 12 sosisten fazla sosis yememesi öneriliyor." muş!
E yasaklayın kardeşim o zaman!

Salam-sosis-sucuk ve hazır hamburger köftesi, içerdikleri yüksek sodyum nitrat nedeniyle kanser riski içeriyormuş. Nasıl bir inceleme yaptılarsa artık, 12 sosis sınırı dolaşıyor dillerde. Peki 12 sosisi yiyen çocuk buna ilave olarak kaç dilim salam yiyebilir, yoksa bunlardan birini mi seçmek durumunda? Hamburger köftesinin sınır rakamı niye belirlenmiyor, bu işten kim sorumlu? Her gün her dakika gözümüze sokup duruyorsunuz, sigara içmeyin, alkol almayın diye. Niye kimse hamburger yemeyin, cips, çikolata, kraker yemeyin diye bas bas bağırmıyor da "makdanıldz gibisi yok" cingılı kulaklarımızda çınlayıp duruyor? Vejeteryan olmak da çare değil, sebzenin meyvenin içi ayrı, dışı ayrı zehir. Aç gezmek de çözüm değil, cep telefonu,televizyonlar ( burada yaptıkları yayınların kanserojen etkisinden bahsetmiyoruz ), şampuanlar, saç boyaları, kozmetik ürünler , mobilya cilası, deterjanlar şunlar bunlar.

Hafızamız da ilk günkü gibi canlı kamera önünde "radyasyon neyim yok bakın aha da içtim" diyen bakan görüntüleri, Lablı Fab deterjanı reklamları. Kişisel olarak yapabileceğiniz çok fazla bir şey yok. Yapabilecek durumda olanlar gereken tedbirleri almıyorlar.
Bu durumda bence herkes birbirine iyi davranmalı, hiç bir şeye üzülmeyip, hayatın keyfini çıkarmalı.
La dolce vita!

7 yorum:

Abi dedi ki...

çok teşekkürler, sevgili Andelib. Çok önemli bir noktaya sosis basmışsın.
Başlık seçimi de ayrıca çok hoşuma gitti.:)

Ben bundan sonra riski daha da azaltmak için kişi başı yıllık sosis tüketim miktarını 10 sosis olarak belirliyorum. Eskiden hiç yemiyordum. Şimdi bu yazının üstüne 10 tane yiyebilirim artık.:)
sevgiler...

beenmaya dedi ki...

yahu aldığımız nefes bile kanser yapıyor artık o nedenle bırakın yiyelim derim ben :))

hep dedi ki...

Kişisel olarak yapabileceğimiz bir şey varmış: “Kendi Kendine Meme Muayenesi Hayatınızı Kurtarır”. yazıyordu bir afişte, ama ben kendi kendine muayene nasıl yapılır onu da bilmiyorum işin kötüsü :(

tutsak dedi ki...

Bu da başka bir bakış açısı :
Korktuğumuz şeyler hep başımıza gelir ya . Yoksa bunlar bizi korkutarak kanser yapmayamı çalışıyorlar. :)

Kremali'nin annesi dedi ki...

Sosis mosis bahane; beni asil bu ucuncu dunya entel dantel mantigi kanser edecek.

Kansere sebep olan ne kadar ucube varsa, o cok oykundugumuz uygar toplumun basinin altindan cikiyor. Biz de kalkmisiz bilmem ne asisini zorunlu yapmislar mirim diye oykunuyoruz! Hirsizin hic mi sucu yok bilader?

andelib dedi ki...

Kremalinin annesi Hanımefendi: bu koskoca yazıdan vara vara bu sonuca vardı iseniz -nikinizden çocuklu olduğunuz anlaşılıyor kanser olmanızı istemem, kıyamam, üçüncü dünya entel dantel mantığı ile yazdığım yazılarımı okumayınız. Rahim ağzı kanseri aşısı yaptırma yaşınız zaten geçmiştir o yüzden üzülmeyiniz. Biz her ne kadar aşıya özendi isek de siz batı ürünü hamburgere özenip, çocuklarınızı makdanıldsa götürmeye, hatta onlara evde onbeş sosisli sandviçler yapıp yedirmeye devam ediniz. Devletin sosyal devlet olmasını beklemeye ihtiyacınız da yok, çünkü anlaşılan o ki sosis filan size bir şey yapmıyor. Kanserle ilgili afişleri okumak sizi kanserden korumaya da birinci dünya entel danteli mantığınıza da yeterli olacaktır zaten.

Kremali'nin annesi dedi ki...

Ben sizin yazinizi gayet iyi anladigimi dusunuyorum; ama ne yazik ki siz benim yorumumu hic anlamamissiniz.