Perşembe, Mart 26, 2009

Bazı gerekli bilgiler.

Aşağıdaki yazı 2000 yılında, elimdeki ABD kaynaklı Psikiyatristlerin el kitabından Türkçe'ye çevrilmiştir. O dönemde çeviriyi yapan Witness'ın ve kaynağı bulan kişi olarak benim, Obsessive-Compulsive Personality Disorder ( Saplantısal - Zorlayıcı Kişilik Bozukluğu) ile hiç ilgimizin olmadığını düşünürseniz çok yanılırsınız.
Biz mesela, herkes ingilizce bilmez diye obsessive olup, oturup bunu Türkçeye çevirdiydik...
Yalan yanlış tercüme olabilir. Word belgesinden kopyalayıp yapıştırdım. İmla filan hak getire. Çok acelemiz vardı bu tercüme sırasında. Bir an önce ne olduğumuzu öğrenmek istiyorduk.:) İdare ediverin gari. Kafaya takmam artık, ben iyileştim (büyük yalan), Witt'i bilmem.:)))
Ha, bu arada,
Ben o dönemde 4 doktora gitmiştim. İkisi öldü. Benim gibi fastirifostan bir adamı insanlık alemine kazandırabilmek üzere çalışırken şehit oldular. Kalanlara Allah uzun ömür versin.
Hatta Allah hepimize uzun ve sağlıklı bir ömür versin. Amin.


Obsessive-Compulsive Personality Disorder ( Saplantısal - Zorlayıcı Kişilik Bozukluğu)

Obsessive-Compulsive Personality Disorder'in temel özelliği, zihnin sürekli düzenli olma ile meşguliyeti, mükemmellik ve esneklik, açıklık ve verimlilik pahasına zihinsel ve kişiler arası kontroldür. Bu genel çerçeve, yetişkinliğin başlarında başlar ve farklı ve çeşitli ortamlarda devamlılık gösterir.
Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, kurallara özenle uyma, önemsiz detaylar, prosedürler, listeler, takvimler üzerinde kontrol duygusunu korumaya çalışırlar veya aktivitenin ana noktası kaybolana kadar formaldirler (Kriter l). Aşırı dikkatli ve tekrarlamaya meyilli, detaylara olağan dışı dikkat gösteren ve olası hatalara karşı tekrarlı kontrollar uygularlar. Başkalarının bu davranışlarından kaynaklanan gecikmeler ve rahatsızlıklardan sıkılmaya (bunalmaya) başladığı gerçeğinden habersizdirler, örneğin bu tür bireyler, yapılacak işler listesinin yerini kaybettiklerinde, listeyi hafızadan hemen yazmak ve işleri yapmak için birkaç dakika harcamak yerine listeyi aramak için olağan dışı bir süre harcarlar. Zaman değerlendirmeleri azdır, en önemli iş en sona kalır. Mükemmellik ve kendi kendine empoze ettiği yüksek performans standartları, bu bireylerde önemli işlev bozukluğu ve sıkıntı yaratır. Asla bitmeyen bir projenin her detayını mutlak mükemmel yapmak için uğraşıyor olabilirler (Kriter 2). örneğin, yazılı bir raporun tamamlanması, "mükemmelliğin" azlığı nedeniyle, uzun zaman harcayarak tekrar tekrar yazmalar nedeniyle gecikebilir. Hedeflenen zamanlar tutulamaz ve aktivitenin o anki odağı olmayan birey yaşamının görüntüleri, zamansız olabilir.
Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, boş zaman aktiviteleri ve arkadaşlık dışında çalışma ve verimliliğe aşırı düşkünlük gösterir. (Kriter 3) Bu davranış, ekonomik nedenlerden dolayı değildir. Genellikle bir gece veya bir hafta sonu için vakitleri olmadığını hissederler. Eğer arkadaşları ile zaman geçiriyorlarsa, bu genellikle bir şekilde formal olarak organize edilmiş bir aktivite şeklindedir (örneğin, spor). Hobi ve dinlendirici aktivitelere dikkatli organizasyon ve usta olmak için sıkı çalışma gerektiren ciddi görevler olarak yaklaşılır. Açılım, mükemmel performans üzerinedir. Bu bireyler, oyunu, kurallı bir görev haline getirir (örneğin, bir çocuğu köpeğinden sonra doğru sırada durması için düzeltmek, yeni yürüyen bebeğe üç tekerlekli arabasını düzgün bir hat üzerinde yürütmesini söylemek, bir oyunu keskin bir "derse" dönüştürmek gibi).

Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, aşırı olarak vicdanlı, insaflı, hakyemez olabilirler ve moral, ahlak veya değerler hakkında esnek olmayabilirler. (Kriter 4). Kendilerini ve arkadaşlarını katı moral prensiplerine uymaya, ve çok keskin performans standartlarına uymaya zorlayabilirler. Kendi hatalarına karşı hoşgörülü olmayabilirler. Bu bozukluğu olan bireyler, otorite ve kurallara saygılıdırlar ve hafifletici hiçbir neden olmaksızın harfi harfine uyumda ısrarlıdırlar. Örneğin, "ne borçlu ol, ne de alacaklı" kuralı veya birey karakteri için "kötü" olması ihtimali nedeniyle bir telefon etmek için bir arkadaşına bozuk para bile vermeyebilirler. Bu nitelikler, bireyin kültürel ve dinsel tanımlanmasıyla belirlenmez.
Bu bozukluğu olan bireyler, eskimiş, yıpranmış veya değersiz eşyaları duygusal anlamda değersiz olsa bile atamazlar. (Kriter 5). Sıklıkla bu bireyler, "fare paketleyici" olmayı kabullenirler. Eşya atmayı "ne zaman neye ihtiyacın olacağım bilemezsin" kuralı nedeniyle, israf olarak görürler ve eğer biri onların sakladığı birşey olmaksızın bir şey almaya kalkarsa, kızabilirler. Eş veya oda arkadaşları, eski eşyalar, dergiler, kırık cihazlar, vb. kapladığı alan nedeniyle şikayetçi olabilirler.
Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, işleri delege etmeye ve başkalarıyla çalışmaya çekinirler. (Kriter 6). İşlerin kendi yöntemleriyle yapılmasında ve insanların onun işleri yapma yöntemine uymasında inatla ve nedensiz olarak ısrar ederler. Genellikle işlerin nasıl yapılacağına dair son derece detaylı talimatlar verirler (örneğin, çimen biçmenin, bulaşık yıkamanın, bir köpek evi yapmanın sadece ve sadece tek bir yöntemi vardır) ve başkaları tarafından yaratıcı alternatifler önerilirse şaşırır ve rahatsız olurlar. Diğer zamanlarda programın gerisinde olsalar bile yardım taleplerini, başka hiç kimsenin doğru yapamayacağına olan inançları nedeniyle reddederler.
Bu bozukluğu olan bireyler, gelecek felaketler için hazır olmak amacıyla harcamaların keskin kontroluna olan inançları nedeniyle, hasis ve cimri olabilirler ve yaşayabileceklerinden çok farklı bir yaşam sürebilirler (Kriter 7).
Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, katılıkları ve inatçılıkları ile karakterize edilirler. (Kriter 8) "Doğru" yöntemle yapılmış ama, kötü olan şeyler hakkındaki görüşleri, başkalarının fikriyle yapıldıkları şeklindedir. Bu bireyler, ilerisi hakkında planlarını aşırı titizlikle yaparlar ve değişiklikleri gözönüne almayı istemezler. Tamamen kendi perspektiflerine bağımlıdırlar ve başkalarının bakış açısını değerlendirmede zorlukları vardır. Arkadaş ve dostlar, bu katı keskinlik nedeniyle bozulabilirler. Obsessive-Compulsive Personality Disorder'li bireyler, kendilerinin ödün vermesi gerektiğini bilseler bile, bunun bir "prensip" olduğu fikriyle, inatla bu şekilde uzlaşmayı reddederler.
İlişkili özellik ve Bozukluklar
Fiziksel veya kişişer arası ortamlarının kontrolunu koruyamadıkları durumlarda, öfkeyi doğrudan açık etmemekle birlikte öfkelenmeye ve kızmaya meyillidirler. Örneğin, bir restorandaki servis kötü ise kızabilir, ama yönetime şikayetçi olmak yerine, ne kadar bahşiş bırakacağını kafasında hesaplar durur. Başka okazyonlarda, kızgınlık yerinde öfke ile önemsiz şeyler üzerinde gösterilebilir. Bu bozukluğu olan bireyler, ast-üst ilişkilerinde (dominance- submission) rölatif durumları hakkında özellikle dikkatli olabilirler ve saygı duymadıkları otoritelere aşırı direnç gösterebilirler. Bu bozukluğu olan bireyler, genellikle sevecenliklerini çok yüksek kontrollü ve resmi azamette gösterirler ve duygusal olarak dışa vurumcu başkalarının yanında rahatsız olabilirler. Günlük ilişkilerinin formal ve ciddi bir niteliği vardır ve başkalarının gülümsediği ve mutlu olduğu durumlarda katı ve sert olabilirler (örneğin, havaalanında bir aşığı karşılarken). Ne söylerlerse söylesinler mükemmel olacaklanna emin olmadan dikkatli bir şekilde kendilerini geri planda tutarlar. Zihinleri mantık ve zeka ile meşguldür ve başkalarının duygusal davranışlarına karşı toleranssız olabilirler. Meyilli oldukları hislerini göstermekte genellikle zorlukları vardır, nadiren kompliman yaparlar. Bu bozukluğu olan bireyler, arada esneklik ve uzlaşma gerektiren durumlarla yüzyüze geldiklerinde, mesleki zorluk ve sıkıntılarla karşılaşabilirler. Kimi çalışmalar, Obsessive-Compulsory Disorder (saplantısal zorlayıcı bozukluk) ile bir ilişki olduğunu önermekle birlikte ("Endişe Bozuklukları" bölümü, sayfa 417'de açıklanan), obsessive-compulsory disorder olan bireylerin çoğunluğunun Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu) için kriterlere uyan davranışlarının olmadığı görülmektedir. Obsessive-Compulsary Personality Disorder'ın birçok özellikleri, "A tipi" kişilik karakteristikleri ile örtüşmektedir (örneğin, husumet, rekabet ve acelecilik), ve bu özellikler, myocardial enfarktüs riskindeki kişilerde olabilir. Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu) ile Mood (ruhsal durum) ve Anxiety (Endişe) bozuklukları ile ilişkisi olabilir.
Kültür ve Cinsiyete özel özellikler
Obsessive-Compulsary Personality Disorder için bir bireyi incelerken hekim, bireyin kültürel olarak referans grubu tarafından yaptırımsal olan alışkanlıklar, ilişki stilleri davranışlarını eklememelidir. Belli kültürler, çalışma ve verimlilik üzerine esaslı açılım gösterirler, bu toplumların üyelerinin davranışları, Obsessive-Compulsary Personality Disorder'ın bir göstergesi olarak göz önüne alınmalıdır. Sistematik çalışmalarda, bozukluk, erkeklerde iki kat fazla teşhis edilmektedir.
Yaygınlık
Sistematik inceleme kullanan çalışmalar, Obsessive-Compulsary Personality Disorder yaygınlık tahminlerini, toplum örneklemesinin %1'inde ve ruhsal sağlık kliniklerine başvuran bireylerin %3 - %10 arasında olduğunu öngörmektedir.
Her iki bozukluk için kriterler sağlandığında, her iki teşhis de kaydedilmelidir. Ortak belli özellikleri olması nedeniyle, diğer kişilik bozuklukları, Obsessive-Compulsary Personality Disorder ile karıştırılabilir. Bu nedenle, bu bozuklukların karakteristik özelliklerindeki farklılıklar temelinde ayrılması önemlidir. Bununla birlikte, eğer bir bireyin Obsessive-Compulsary Personality Disorder ve ek olarak bir veya daha fazla kişilik bozuklukları için kriterlere uyan kişilik özellikleri varsa, tümü de teşhis edilebilir.
Narsistic Personality Disorder (Narsist Kişilik Bozukluğu) olan bireyler de mükemmelliğe özen gösterirler ve başkalarının iyi yapmadıklarına inanabilirler, fakat bu bireyler, Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu) olanlar, kendilerini kritik etmesine rağmen, genellikle mükemmelliğe ulaştıklarına inanırlar. Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu) olanların kendileri ve başkaları için farklı bir harcama stili olmakla birlikte, Narsistik veya Antisocial Personality Disorder (Antisosyal kişilik bozukluğu) olan bireyler, cömert değildirler ve sadece kendilerine harcama yaparlar. Schizoid Personality Disorder (Şizoid kişilik bozukluğu) ve Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu)'nun her ikisi de bir görünür formallik ve sosyal kopukluk ile karakterize edilebilirler. Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu)da bu, duygularda rahatsızlıktan ve çalışmaya aşırı adanmadan kaynaklanır, ancak schizoid bozuklukta temelde samimiyet için kapasite eksikliği vardır. Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu), kişisel özelliklerin merkezi sinir sistemine doğrudan bir etki nedeniyle oluştuğu Genel Tıbbi Koşullar Nedeniyle Kişilik Değişmesinden ayrıştırılmalıdır. Ayrıca, kronik madde kullanımıyla ilişkili olarak gelişebilecek semptomlardan da ayrılmalıdır, (örneğin, başkası belirtilmedikçe kokainle ilgili bozukluk). Ilımlılıktaki saplantısal zorlayıcı kişilik kişisel özellikleri, özellikle yüksek performansı ödüllendiren durumlarda adaptif olabilir. Sadece bu özellikler, esnek olmama, adaptasyon olmaması, ve ısrarcı ve önemli fonksiyonel bozukluk veya nesnel sıkıntı olduğunda, bunlar, Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu)'e uyar.
301-4 Obsessive-Compulsary Personality Disorder (saplantısal zorlayıcı kişilik bozukluğu) için diagnostik kriterler
Esneklik, açıklık ve verimlilik pahasına kuralcılık, mükemmellik ve zihinsel ve ilişkisel kontrol ile yayılan bir patternde, ergenlik basında başlayan ve çeşitli koşullarda devam eden aşağıda dört (veya daha fazla) gösterildiği gibi:
1) Aktivitenin ana noktası kaybolana kadar detaylar, kurallar, listeler, sıra, organizasyon veya takvimlerle zihni meşguldür.
2) görevin tamamlanmasıyla çakışan mükemmellik gösterir. (Örneğin, kendisinin aşırı katı standartları karşılanmadığı için bir projeyi tamamlamaya muktedir değildir.)
3) Boş zaman ve arkadaşlıkları dışlayarak çalışma ve verimliliğe adanmak. (açık ekonomik gereklilik nedenleri için hariç )
4) Aşırı vicdanlı, titiz, ve moral, ahlak veya değerler hakkında esnek değil (kültürel veya dinsel tanımlamalar hariç)
5) Duygusal değeri olmasa bile eskimiş veya değersiz eşyaları atamaz.
6) Görevleri delege etmeye veya başkaları tam olarak onun istediği yöntemle işleri yapmadığı müddetçe başkaları ile çalışmaya çekinir.
7) Kendisi ve başkaları için farklı bir harcama stili adapte eder. Para, gelecek felaketlere karşı saklanacak bir şeydir.
8) Katıdır ve inatçıdır.
Başka şekilde tanımlanmayan kişilik bozukluğu (Personality disorder not otherwise specified)
Bu kişilik bozukluğu kategorisi, herhangi bir kişilik bozukluğu kriterine uymaz. Herhangi bir kişilik bozukluğu için tüm kriterlere tamamen uymayan birden fazla özel kişilik bozukluğu özelliklerinin bulunması (karışık kişilik), fakat klinik olarak birlikte işlevselliğin bir veya daha fazla önemli bir alanında (örneğin, sosyal veya mesleki) bozukluk bir örnektir. Bu kategori, hekimin sınıflandırmada özel bir kişilik bozukluğuna karar verememesi durumunda da kullanılabilir, örnekler, depresif kişilik bozukluğu, ve pasif-agresif kişilik bozukluğudur.

Narcissistic Personality disorder (Narsistik kişilik bozukluğu)

Teşhis özellikleri
Narsistik kişilik bozukluğunun temel özellikleri, yaygın bir patternde muhteşemlik, takdir ihtiyacı, ergenlik başlangıcında başlayan bir anlayış eksikliği olup, farklı koşullarda olabilir.Bu bozukluğu olan bireylerde kendini önemseme, ululuk duygusu vardır. (Kriter 1). Genellikle övünçle ve rol yaparak yeteneklerini gözünde büyütürler ve yaptıklarını şişirirler. Başkalarının da kendi eforlarına aynı değeri biçtiklerine neşeyle inanabilirler ve bekledikleri övgü ve hakettikleri duygu gelmeyince şaşırabilirler. Genellikle şişirilmiş kendi yaptıklarındaki ima, başkalarının katılımını gözardı etme şeklindedirler. Zihinleri sıklıkla sınırsız başarı fantazileri, güç, görkem, güzellik veya ideal aşk ile meşguldür (kriter 2). "Uzun gecikmeli" takdirler, ve önceliklerle zihinlerini meşgul edebilirler ve kendilerini ünlü ve önemli kişilerle karşılaştırmayı tercih ederler. Narsistik kişilik bozukluğu olan bireyler, kendilerini süper, özel veya yegane olduklanna inanırlar ve başkalarının da böyle tanımasını beklerler (Kriter 3). Kendilerinin özel veya yüksek durumda olan kişilerce anlaşılacaklarını ve onlarla ilişkili olmaları gerektiğine inanırlar ve sadece ilişkili oldukları kişileri "tek", "mükemmel" veya "hediye" gibi nitelikleriyle tanımlarlar. Bu bozukluğu olan bireyler, ihtiyaçlarının özel olduğuna ve sıradan insanların görüş alanının ötesinde olduğuna inanırlar. Kendilerine olan saygıları, ilgili oldukları kişilere atadıkları idealize edilmiş değerle geliştirilmiştir aynalaştırılmıştır"). Sadece "top" kişi (doktor, avukat, kuaför, amir) olmakta veya "en iyi" kurumlarla ilişkide olmakta ısrarlıdırlar. Bir yere varışlarının büyük şaşaa ile karşılanmasını beklerler ve başkaları onların sahip olduklarına sahip olmak için can atmazlarsa, hayret ederler. Sürekli olarak kompliman peşinde koşarlar. Bu bireylerin özellikle tercih ettikleri muamelenin nedensiz beklentilerinde bir adlandırılma duygusu açıktır. (Kriter 5)
Servis edilmeyi beklerler ve bu olmadığında şaşırır veya öfkelenirler, örneğin kuyrukta beklememeleri gerektiğini ve önceliklerinin ona saygı göstermesi gerektiği kadar önemli olduğunu farzederler ve başkalarının "onların önemli çalışmasına" asiste etmemesine kızarlar. Başkalarının ihtiyaç ve isteklerine özenin olmadığı bu tanınma duygusu, başkalarının biliçli veya bilinçsiz sömürülmesiyle sonuçlanabilir (Kriter 6). Ne isterlerse verilmesini, veya ihtiyaç duyduklannın hissedilmesini, başkaları için ne anlama geldiğini önemsemeden beklerler, örneğin bu bireyler, başkalarından büyük adımlar beklerler ve yaşamlarına etkisini gözönüne almadan onlarla aşırı çalışabilirler. Sadece diğer kişi, amaçlarını geliştirecekse ve bunun dışında kendilerine saygısını geliştirecekse arkadaşlık veya romantik ilişkiler kurarlar. Hakettiklerine inandıkları ekstra kaynak ve özel öncelikleri genellikle zorla alırlar, çünkü çok önemlidirler. Narsistik kişilik bozukluğu olan bireylerde anlayış eksikliği vardır ve başkalarının isteklerini, sübjektif tecrübelerini ve duygularını kabullenmede zorluk çekerler (Kriter 7). Başkalarının tamamen kendilerinin iyiliği üzerine düşündüklerini farz ederler. Başkalarının duygu ve düşüncelerini kabullenmede başarısız olurken, kendi görüşlerini uygunsuz ve uzun detaylarla tartışmaya niyetlenirler. Kendi problem ve görüşlerinden bahseden başkalarına karşı aşağılayıcı ve sabırsızdır. Bu bireyler, kendi görüşlerinin başkalarına vereceği zarardan habersiz olabilirler. (Örneğin, taşkınca eski aşığa "şimdi ömür boyu bir ilişkideyim" demek; hasta olan biri önünde sağlığından övünmek gibi) Kabul ettiğinde, başkalarının duyguları, istekleri, zayıflık ve incinebilirliğin bir işareti olarak küçük düşürücü olarak görülür. Narsistik kişilik bozukluğu olan bireylerle ilgili kişilerde tipik olarak duygusal soğukluk ve karşılıklı ilgi eksikliği görülebilir. Bu bireyler genelde başkalarım kıskanır ve başkalarının da kendilerini kıskandığını düşünür. (Kriter 8). Yaptıkları, takdirleri veya öncelikleri daha çok hakeden başkalarının başarılarını, sahip olduklarını ve hislerini esirgeyebilirler. Başkalarının katılımlarını, özel olarak bu kişiler yaptıkları için kabul gördükleri ve övüldüklerinde katı olarak değersizleştirebilirler. Kibir ve kendini beğenmiş davranışlar bu bireyleri karakterize eder. Züppe, hor gören ve patron özellikleri gösterirler (Kriter 9). Örneğin, bu bozukluğu olan bireyler, beceriksiz bir hizmetkarın, "kabalık" veya "aptallığından" şikayet edebilir veya bir fizikçinin küçümseyen bir değerlendirmesiyle bir tıbbi değerlendirmeyi sonlandırabilir.
İlgili özellik ve Bozukluklar
Kendine saygıda incinme, Narsist Kişilik Bozukluğu olan bireyde kritik edilmede "yaralanma" veya "yenilgiye" yol açar. Açık etmeseler, kritik edilme bu bireyleri alçaltabilir ve onları küçültebilir, çökeltebilir, bozabilir ve boşluk duygusuna neden olabilir. Aşağılama, hiddet ve meydan okuma ile tepki verebilirler. Bu tür deneyimler, genellikle sosyal geri çekilmeye neden olabilir veya maskeleme yapabilecek bir alçak gönüllü görünüm verebilir ve büyüklük duygusunu koruyabilirler. Devam eden utanç veya alçak gönüllülük duygusu yardımcı kendine saygı, sosyal geri çekilme, bastırılmış ruh hali, Dystthmic veya Majör Depressive Disorder (önemli Depresif Bozukluk) ile ilişkilendirilebilir. Detayda, devam eden ululuk periodları, bir hypomanik ruh hali ile ilişkilendirilebilir. Narsist Kişilik Bozukluğu, Anorexia Nervosa ve Madde Bağımlılığı ile ilgili bozukluklarla (özellikle kokain) ilişkilidir. Histrionic, Sınırsal, antisosyal ve Paranoid kişilik bozuklukları da Narsist Kişilik Bozukluğu ile ilişkilendirilebilir.

301-81 Narcisstic Personality Disorder (narsist kişilik bozukluğu) için diagnostik kriterler (Fantazide veya davranışta) büyüklük duygusu, hayranlık ihtiyacı, anlayış eksikliği yayılan bir patternde, ergenlik basında başlayan ve çeşitli koşullarda devam eden aşağıda beş (veya daha fazla) gösterildiği gibi:
1) Kendini önemseme olan büyüklük duygusu vardır (örneğin yapılanları ve yetenekleri abartır, uygun yapılanlar olmasa bile süper olarak tanımlanmak ister)
2) Sınırsız başarı, güç, parıltılı olma, güzellik veya ideal aşk ile meşguldür.
3) "özel" ve tek olduğuna ve sadece diğer özel yüksek konumlu birey (ve kurumlar) tarafından anlaşılmak, veya ilişkide olması gerektiğine inanır.
4) Aşırı hayranlık / takdir ister.
5) Tanınma duygusu vardır, yani özellikle özel muamele veya beklentilerinin otomatik olarak karşılanması gibi gerekçesiz beklentileri vardır.
6) Kişilerle ilişkilerinde sömürücüdür, yani kendi hedefi için başkalarının yaptıklarının avantajını kullanır.
7) Anlayış eksikiliği: başkalarının duygu ve isteklerini tanıma ve kabullenmeye isteksizdir.
8) Sıklıkla başkalarını kıskanır ve başkalarının da kendisini kıskandığına inanır.
9) Kibirli, hakir gören davranışlar gösterir.

Paranoid Kişilik Bozukluğu

Teşhis Özellikleri
Paranoid kişilik bozukluğunun temel özelliği, yaygın bir güvensizlik ve başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak yorumlayacak şekilde başkalarından şüphedir. Bu görünüm, ergenlik başlarında başlar ve farklı koşullarda varlığını devam ettirir. Bu bozukluğu olan bireyler, bu beklentilerini kanıtlayan hiçbir kanıt olmasa bile, başkalarının kendilerini sömüreceği, zarar vereceği, ve aldatacağını varsayarlar (Kriter A1). Hiç veya çok az bir kanıt temelinde, başkalarının kendilerine karşı komplo kurduklarından, aniden ve nedensiz olarak saldıracaklarından şüphe duyarlar. Bununla ilgili hiçbir objektif olmasa bile, sıklıkla başka biri veya birileri tarafından derin ve geri dönülmez olarak yaralandıklarını hissederler. Kafaları, sürekli hareketlerini düşmanca bir niyet için her an titizlikle inceledikleri yakın ve arkadaşlarının güvenilirlikleri ve sadakatları hakkında yargısız şüphelerle doludur. (Kriter A2). Sadakat ve güvenilirlikte algıladıkları herhangi bir farklılık, geri yatan varsayımlarını destekler. Güvenmedikleri veya inanmadıkları bir arkadaş veya yakın, bir sadakat gösterdiğinde, çok şaşırırlar. Bir sıkıntıya düştüklerinde, arkadaş veya yakınlarının ya ona saldıracaklarını veya göz ardı edeceklerini düşünürler. Bu bozukluğu olan bireyler, paylaştıkları bilgilerin ileride kendilerine karşı kullanılmasından çekindikleri için, başkalarıyla yakınlaşmazlar veya başkalarına güvenmezler. (Kriter A3). Kişisel sorulara, bu bilginin "kimsenin üzerine vazife" olmadığını söyleyerek, cevap vermezler. Masum görüş ve olaylara küçültücü ve tehditkar olan gizli anlamları okurlar. (Kriter A4). Örneğin, bu bozukluğu olan bireyler, bir mağaza görevlisinin masum bir hatasını parasının üstüne yatmak için inceden düşünülmüş plan olduğunu yorumlayabilir veya bir iş arkadaşının anlık bir şakasını ciddi bir karakter eksiği olarak görebilirler. Bu bozukluğu olan bireyler, inatla kin beslerler ve maruz kaldıklarını düşündükleri hakaret, yaralama, ve ihmalleri affetmezler (Kriter A5) Önemsiz ihmaller, büyük düşmanlıklar doğurur, ve düşmanlık duyguları uzun süre devam eder. Başkalarının zarar verici niyetlerine karşı sürekli olarak tetikte olduklarından, sıklıkla karakterlerinin veya ünlerinin saldırıda olduğunu veya bir başka şekilde ihmal edildiklerini düşünürler. Hızla karşı saldırıda bulunurlar ve algıladıkları hakaretlere öfke ile tepki verirler (Kriter A6). Bu bozukluğu olan bireyler, eş veya seks arkadaşlarının nedensiz olarak sadakatsiz olduğundan sıklıkla şüphe ederek, patolojik şekilde kıskanç olurlar. (Kriter A7). Kıskanma fikirlerini destekleyen önemsiz veya ayrıntılı "kanıtları" toplayabilirler. İhanete uğramamak için eş veya arkadaşlarının tüm ilişkileri üzerinde komple kontrol kurmak isterler, sürekli olarak eş veya arkadaşlarının nerede olduğunu, işleri, niyetleri ve sadakatlerini sorgulayabilirler. Eğer davranışlar, şizofreni, psikotik bir ruhsal bozukluğu, veya başka bir psikotik bozukluk, veya bir nörolojinin (örneğin, geçici lob epilepsisi) veya başka genel bir tıbbi koşulun doğrudan bir psikolojik etkisinin terapist süresince davranışlar görülüyorsa, Paranoid kişilik bozukluğu teşhisi konulmamalıdır
(Kriter B).
İlgili Özellik ve Bozukluklar
Paranoid kişilik bozukluğu olan bireylerle genellikle birlikte olmak zordur ve yakın ilişkilerde problemleri vardır. Aşırı şüphecilikleri ve düşmanlıkları, açık kavgacılık, sürekli şikayet veya yumuşak olarak, düşmanca uzak durmak olarak dışa vurabilir. Potansiyel tehditlere karşı sürekli tetikte olduklarından, korunmalı, gizli saklı, veya kavgacı davranabilirler, "soğuk" ve güzel duyguları olmayan biri olarak görülebilirler. Objektif, rasyonel ve duygusuz görülebildikleri halde, düşmanca, inatçı ve sarkastik dominant olmak üzere, değişken bir yelpazede görüntü verebilirler. Saldırgan ve şüpheci doğaları, karşı tarafın düşmanca tepki vermesine neden olabilir; bu da beklentisinin doğrulanmasını sağlar. Paranoid kişilik bozukluğu olan bireylerde, başkalarına güven olmadığı için, kendine yeterli olmaya aşırı bir ihtiyaç ve kuvvetli bir özerklik duygusu vardır. Çevresindekiler üzerinde yüksek derecede kontrol sahibi olmak isterler. Kendileri hakkında eleştiri kabul etmede büyük zorlukları olmasına rağmen, sıklıkla katı, başkaları için eleştirici olurlar ve işbirliği yapmazlar. Başkalarının eksiklerini kınayabilirler. Çevrelerinde algıladıkları tehditlere çok hızlı karşı saldırıda bulunmaları nedeniyle, davacı/davalı (dava açmayı seven) olabilirler ve sıklıkla kanuni olaylara karışırlar. Bu bozukluğu olan bireyler, insanlarla ilgili negatif ön yargılarının onaylanmasını beklerler veya başkalarını kendi korkularından oluşan kötü niyetler yükleyerek nitelerler. Yarı gizli, realistik olmayan sıklıkla güç ve seviye ile ilgili nitelikli fantazileri olabilir ve kendilerinden farklı olan toplumsal gruplarla ilgili negatif basmakalıplar geliştirmeye meyillidirler... Hayal bozukluğu şizofrenisinden önce normal olarak kişilik bozukluğu görülebilir. Bu bozukluğu olan bireyler, agorafobinin ve saplantısal kişilik bozukluğunun ileri bir riski olarak Majör Depresif bozukluk gösterebilirler veya diğer madde kötüye kullanımı veya Bağımlılık sıklıkla oluşur. En sık oluşan ortak kişilik bozuklukları, şizotip (Schizotypal), şizoid, narsistik, çekingen (Avoidant), ve sınırsalcılık (Borderline) dır.

Kültür, yaş ve cinsiyete özgü özellikler
Sosyokültürel koşullar ve özel yaşam koşulları hatalı olarak paranoya olarak tanımlanabilir ve klinik değerlendirme süreci tarafından pekiştirilebilir. Azınlık grup üyeleri, göçmenler, politik ve ekonomik mülteciler, veya farklı etnik geçmişi olan bireyler, alışkın olmamaları nedeniyle veya toplum çoğunluğundan ihmal veya dışlanmışlık algılamalarına bir tepki olarak, korunmalı ve defansif davranış gösterebilirler ( örneğin, lisan bariyeri veya kural ve düzenlemeler hakkında bilgi eksikliği vs). Bu davranışlar, sonuçta, bu bireylerle ilgili kişilerde kızgınlık ve gerilim ve böylece de Paranoid kişilik bozukluğu ile karıştırılmaması gereken genel bir güvensizlik yaratabilir. Ayrıca bazı etnik gruplar da paranoya olarak yanlış yorumlanabilecek kültürel davranışlar gösterebilir.
Yaygınlık Paranoid kişilik bozukluğu, genel nüfusta %0.5 - %2.5 arasında, psikiyatrik oluşum içinde yatan hastalarda %10-%30 arasında. %2-%10 ruhsal sağlık kliniklerinde dışarıda bulunan hastalarda yaygınlık gösterir.
Ailevi Durum Paranoid kişilik bozukluğunun, kronik şizofrenisi olan akrabalıklarda veya daha spesifik olarak Hayalicilik (Delusional Disorder) veya Zalim (Persecutory) tipte ailesel ilişkilerde artan bir yaygınlık gösterdiğine dair bazı kanıtlar vardır.
Farklı Teşhisler Paranoid kişilik bozukluğu, Hayalicilik (Delusional Disorder), Zalim tip (Persecutory Type), Şizofreni, Paranoid Tip, ve psikotik özellikli ruh bozukluğundan, bu bozuklukların tümünün uzun süreli psikotik semptomlarla (örneğin, hayal görme, halüsinasyon) karakterize edilmeleri nedeniyle ayrılabilir. Paranoid kişilik bozukluğuna ek bir teşhis vermek için psikotik semptomlar başlamadan önce Kişilik bozukluğu (Personality Disorder) olmalıdır ve psikotik semptomlar azaldığında da bulunmalıdır. Eğer bir bireyin Paranoid kişilik bozukluğu öncesinde olan kronik Eksen 1 Kişilik Bozukluğu ( Axis 1 personality disorder) varsa (örneğin, şizofreni), Paranoid kişilik bozukluğu, Eksen ll'de parantez içine "Premorbid" -normal öncesi- yazılarak kaydedilmelidir. Paranoid kişilik bozukluğu, merkezi sinir sisteminde bir genel tıbbi koşulun doğrudan etkisi nedeniyle ortaya çıkan nitelikler taşıyan Genel Bir Tıbbi Koşul Nedeniyle Kişilik Değişmesinden ayrılmalıdır. (BHUBU)"-'116 ilişkili gelişebilecek semptomlardan da ayrılmalıdır.
Paranoid Personality Disorder (paranoid kişilik bozukluğu) için diagnostik kriterler
Başkalarınca fark edilmeyen, karakterlerine veya ünlerine saldırı olduğunu algılarlar. Hızla hiddetli karşı saldırıda bulunurlar. Tekrarlı olarak eş veya seks arkadaşlarının nedensiz olarak sadakatsiz olduğundan sıklıkla şüphe ederler B. Şizofreni, psikotik bir ruhsal bozukluk, veya başka bir psikotik bozukluk, veya başka genel bir tıbbi koşulun doğrudan bir psikolojik etkisinin terapisi süresince oluşmaz.
Not: Eğer kriterler Şizofreni öncesinde karşılanıyorsa, "Premorbid" ekleyin, örneğin, "Paranoid Personality Disorder (Premorbid)" Sayfa 13-> (sayfa 733) Deppressive Personality Disorder (depresif kişilik bozukluğu) için araştırma kriterleri Depresif tanılar ve davranışlarla yayılan bir patternde, ergenlik basında başlayan ve çeşitli koşullarda devam eden aşağıda beş (veya daha fazla) gösterildiği gibi:
1) Genellikle mahzun, karamsar, kasvetli, neşesiz, mutsuz ruh hali.
2) Kendisiyle ilgili düşünceleri yetersizlik, değersizlik ve az kendine saygı üzerinde merkezlenir.
3) Kendine karşı eleştirisel, şikayetçi, kötüleyicidir
4) Düşünceli ve endişelidir.
5) Başkalarına karşı negatiftistik, eleştirisel ve yargılayıcıdır.
6) Kötümserdir.
7) Suçluluk ve vicdan azabı çekmeye yatkındır.
8) Majör Depresif olaylarda (Majör depressive episodes)'da özel olarak olmaz ve Dysthymic bozukluktan daha iyi olarak sayılmaz.

Pasif - Agresif Kişilik Bozukluğu (Negatiftistik Kişilik Bozukluğu)
Özellikler
Temel özelliği, ergenlik başlarında başlayan ve farklı koşullarda varlığını devam ettiren yaygın bir negatif nitelikler ve sosyal ve mesleki durumlarda yeterli performans için gereklere pasif direnç görünümüdür. Bu görünüm, Majör Depresif olaylarda (Majör depressive episodes)'da özel olarak olmaz ve Dysthymic bozukluktan daha iyi olarak sayılmaz. Bu bireyler, alışkanlık olarak, küskün, muhalif ve başkaları tarafından beklenen bir seviyede işlev için isteklere rezistiftir. Bu muhalefet, çok büyük sıktıkla iş koşullarında olur, ama sosyal yaşamda da olduğu kanıtlanmıştır, Özellikle otorite birimleri tarafından atanan görevlere gösterilen direnç, genellikle, işi ağırdan almak, unutkanlık, inatçılık, bilinçli verimsizlik olarak gösterilir. Bu bireyler, kendi paylarına düşen işi başarısız kılarak, başkalarının eforlarını da engeller. Örneğin, somurtkan, rahatsız (irite) edici, hoşgörüsüz, tartışmacı, müstehzi, kuşkucu ve aksidirler. Otorite birimleri (örneğin, işyerinde patron, okulda öğretmen, anne/baba, veya anne/baba rolünü üstlenen eş), hoşnutsuzluğun odağı durumundadır. Negatiflikleri ve eleştirileri dışlamaya yatkınlıkları nedeniyle bu bireyler, otorite birimlerine karşı minimum kışkırtıcılıkla sıklıkla eleştirisel ve sessel düşmanlıklar gösterirler. Başarılı olan veya otorite birimlerini pozitif olarak görenlere karşı kıskanç ve kızgındırlar. Bu bireyler, genellikle kişisel aksiliklerden şikayetçilerdir. Gelecek hakkında negatif görüşleri vardır ve "iyi olmaya gerek yok" veya "iyi şeyler uzun sürmez" gibi yorumlarda bulunurlar. Bu bireyler, problemlerinin kaynağı olarak gördükleri kişilere karşı düşmanca meydan okuma ile bu kişileri özür dileyerek veya ileride daha iyi olacağı konusunda söz vererek yumuşatmaya kalkışmak arasında tereddüt içindedirler.
İlişkili Özellikler
Bu bireyler, (aşk duygularında) karşı tarafa nasıl davranacağı konusunda tereddütlü, açık olarak kararsızdırlar. Başkalarıyla sonsuz münakaşalarla ve kendileri için hayal kırıklığına neden olan doğru olmayan bir yol seçebilirler. Başkalarına bağımlılık ile kendi otoritesini kurmak arasındaki yatkın çelişki, bu bireyler için karakteristiktir. Süper gösterişlere rağmen, kendilerine olan güvenleri genellikle zayıftır. İyi gidiyor olsalar bile, çoğu durum için olası en kötü çıkarımı öngörürler. Bu bozguncu dış görünüm, bu bireylerden şikayetçi olan kişilerin düşmanlığına ve negatif tepkilerine neden olabilir. Bu davranış patterni, genellikle sınırsal (Borderline), isterik, paranoyak, bağımlı, antisosyal, çekingen (Avoidant) kişilik bozukluklarında oluşur.
Farklı Teşhisler DSM IV'de gösterimleri bu araştırma kriterlerine uyan bireyler, Başka Türlü Tanımlanamayan Kişilik Bozukluğu ( Personality Disorder not Otherwise Specified) olarak teşhis edilmelidir. Muhalif meydan okumacı bozuklukta (Opposite Defiant Disorder), negatif nitelikler ve otorite birimleriyle problemlerin benzer patterni vardır, fakat -bu önerilen bozukluğun sadece yetişkinlerde olduğu gözönüne alarak-, Muhalif meydan okumacı bozukluk, sadece çocuklarda görülür. Eğer semptomlar, Dysthymic Bozukluk için daha iyi olarak belirlendiyse, veya Majör Depresif Bozukluk sırasında oluşuyorlarsa, bu pattern gözönüne alınmamalıdır. Pasif-agresif davranışlara, sıklıkla günlük yaşamda, özel olarak kendini göstermenin tolere edilmediği otorite bulunan durumlarda (iş, askeriye, hapishane) rastlanır. Sadece bu pasif-agresif kişilik ayırdedici nitelikler esnek olmayan, adapte olmayan, ve önemli fonksiyonel bozukluklara neden olduğunda acı verici olduğunda bir bozukluk olarak belirlenirler.
Pasif-Agresif kişilik bozukluğu için araştırma kriterleri
A. Negatiftistik nitelikler ve uygun performans için gereklere pasif dirençle yaygın bir patternde, ergenlik basında başlayan ve çeşitli koşullarda devam eden aşağıda beş (veya daha fazla/gösterildiği gibi: Sayfa 15 (735)
1) Sosyal ve mesleki görevleri yaparken pasif direnç.
2) Başkaları tarafından yanlış anlaşıldıkları veya değerlendirilmediklerinden şikayet ederler.
3) Somurtkan ve tartışmacıdırlar.
4) Otoriteyi nedensiz olarak eleştirir ve küçük görür
5) Daha talihli görünenlere karşı kıskanma ve kin duyarlar.
6) Kişisel talihsizlikler hakkında aşırı ve sabit şikayetçidirler.
7) Düşmanca karşı saldırı ve pişmanlık arasında gidip gelirler.
B. Majör Depresif olaylarda (Majör depressive episodes)'da özel olarak olmaz ve Dysthymicm bozukluktan daha iyi olarak sayılmaz.
Sayfa 16 (655)-»

İsterik Kişilik Bozukluğu (Histrionic Personality Disorder)

Diagnostik özellikler
İsterik kişilik bozukluğunun temel özelliği, yaygın ve aşın duygusallık ve dikkat çekme davranışlardır. Bu pattern, ergenlik başlarında başlar ve farklı koşullarda varlığını devam ettirir. İsterik kişilik bozukluğu olan bireyler, dikkatlerin merkezinde değilken değerlendirilmemiş hissederler ve rahatsız olurlar (Kriter 1). Sıklıkla canlı ve dramatik, dikkatleri üzerlerine çekmek isterler ve yeni tanıştıkları için canlılıkları, görünür açıklıkları, veya neşeleri nedeniyle çekici gelebilirler. Bununla birlikte, bu nitelikler, bu bireylerin sürekli ilgi odağında olmak istemeleri nedeniyle zayıftır. Yönlendiricileri, "yaşam bir partidir" rolüdür. İlgi odağı olmazlarsa, ilgiyi üzerlerine çekmek için dramatik bazı şeyler ( örneğin, hikayeler yazmak, bir senaryo yaratmak vs) yapabilirler. Bu ihtiyaçları, bir doktor ile olan davranışlarında daha belirgin kendini gösterir. (örneğin, övme, hediyeler getirme, her vizitte değişen fiziksel ve psikolojik semptomlarla ilgili dramatik açıklamalar sağlamak). Bu bozukluğu olan bireylerin görünüm ve davranışları, sıklıkla uygun olmayacak şekilde seksüel olarak kışkırtıcı veya baştan çıkarıcıdır (Kriter 2). Bu davranış, sadece bireyin seksüel veya romantik olarak ilgi duyduğu kişiye değil, sosyal içerikte uygun olan her sosyal, mesleki, profesyonel ilişkilerde oluşur. Duygusal dışavurumlar yüzeysel ve hızlı değişkendir (Kriter 3). Bu bozukluğu olan bireyler, dikkati çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümü kullanırlar (Kriter 4). Aşırı oranda başkalarını görünümleriyle etkilemeye ve elbise ve kılık kıyafet için aşırı zaman, para ve enerji harcarlar. Görünümle ilgili olarak "kompliman balığı" olabilirler ve nasıl göründükleri veya övgü almayan bir fotoğraf hakkında eleştrisel bir yoruma kolayca ve aşırı olarak kızabilirler. Bu bireylerin, aşırı olarak etkileyici ve detaydan uzak bir konuşma stilleri vardır (Kriter 5). Kuvvetli görüşler, dramatik kibarlıkla, ancak altta yatan nedenler genellikle müphem ve dağınık, gerçekleri ve detayları desteklemeyen bir şekilde sunulur. Örneğin İsterik Kişilik Bozukluğu olan bir birey, belli bir birey hakkında bu görüşünü destekleyen belli bir neden açıklayamadan harika bir insan olduğu hakkında yorumda bulunabilir. Bu bozukluğu olan bireyler, kendini dramatize eden, teatral ve duyguların aşırı dışa vurumu ile karakterize edilirler (Kriter 6). Arkadaş ve yeni tanıştıklarını aşırı duygusal gösteriş ile bağırlarına basabilirler (örneğin, herhangi bir yeni tanışı aşırı hararetle bağrına basmak, önemsiz hissi durumlarda kontrolsuz olarak hıçkırmak, öfke ile kızmak). Bununla birlikte, derin duyguları, başkalarını bu duygularda bireyin aldatmada bulunduğunu düşündürecek kadar hızlı olarak açılıp kapanabilir (turn on - turn off). İsterik Kişilik Bozukluğu olan bireylerin, yüksek derecede telkin etme özellikleri vardır (Kriter 7). Görüş ve duyguları, başkalarını geçici bir heves olarak etkileyebilir. Problemlerini sihirli bir şekilde çözdüklerine inandıkları özellikle kuvvetli otoritelere karşı aşırı güven duyarlar. Kamburu oynamaya meyilleri vardır ve mahkumiyetleri hızla adapte edebilirler. Bu bozukluğu olan bireyler, neredeyse her yeni tanıştıklarını "dostum", "sevgili arkadaşım" olarak açıklayarak, veya sadece bir veya iki kez profesyonel ortamda karşılaştıkları fizikçilere ön isimleri ile hitap ederek, ilişkileri gerçekte olduğundan daha fazla sıkı fıkı görürler (Kriter 8). Romantik fantazilere uçuşlar ortaktır...

İlgili Özellik ve Bozukluklar
İsterik Kişilik Bozukluğu olan bireylerin romantik veya seksüel ilişkilerde duygusal bağ kurmada zorlukları olabilir. Başkalarıyla olan ilişkilerinde, farkında olmadan, bir rolü üstlenirler (örneğin, "kurban" veya "prenses"). Bir yanda baştan çıkarıcılık veya duygusal manipülasyon ile eşleri üzerinde kontrol ararlarken, diğer yanda onlara belirgin bir bağlılık gösterirler. Bu bozukluğu olan bireylerin kişiler arası seksüel kışkırtıcı stilleri, arkadaşlarının ilişkilerine bir tehdit olarak görülebileceğinden, aynı cinsteki arkadaşlarıyla bozulan ilişkileri olabilir. Bu bireylerin sürekli ilgi istemeleri nedeniyle arkadaşları da yabancılaşabilir. İlgi odağı olmadıkları zaman genellikle depresif ve kızgın olurlar. Yenilik, uyarım ve heyecan ararlar ve olagelen rutinlerinden sıkılmaya meyilleri vardır. Geciken tebriğe neden olan durumlara karşı toleranssız veya gerilimli olurlar ve hareketleri, hemen doyum elde edebilecekleri şekilde yönlenir. Genellikle bir iş veya projeyi büyük hevesle başlattıkları halde, ilgileri hızla azalabilir. Uzun süreli ilişkileri, yeni ilişkilerin heyecanlarına yol açmak için ihmal edilebilir. İntiharın gerçek riski bilinmemektedir, fakat klinik deneyimler, bu bozukluğu olan bireylerin intihar davranışı için artan risk içinde olduğunu göstermektedir ve ilgi toplayıcı ve daha iyi dikkat gösterilen tedaviler verilmektedir. İsterik Kişilik Bozukluğunun Somatization Bozukluğu (?), Dönüşüm Bozukluğu (Conversion), ve Majör depresif bozukluğu ile yüksek oranda ilişkisi vardır. Sınırsallık (Borderline), narsistik, anti sosyal ve bağımlı kişilik bozuklukları, genellikle bu bozukluğun yanısıra oluşur.
Kültür, yaş ve cinsiyete özgü özellikler
Kişiler arası davranış, kişisel görünüm ve duygusal dışa vurumlar, kültür, yaş ve cinsiyete göre çok çeşitli olabilirler. Farklı kişisel özellikleri İsterik Kişilik Bozukluğunun bir kanıtı olarak gözönüne almadan önce (örneğin, duygusal, baştan çıkarıcılık, dramatik kişiler arası stil, yenilik arama, sosyallik, çekicilik, etkileyicilik ve somatizationa -?- yatkınlık), bunların klinik bir bozukluk veya bir üzüntüden kaynaklanıp kaynaklanmadığının incelenmesi önemlidir. Kliniklerde, bu bozukluk daha çok kadınlarda teşhis edilmiştir, bununla birlikte, cinsiyet oranı, klinik oluşumlardaki kadın oranından daha farklı önemli bir ayrılık göstermez. Derinlemede, yapısal incelemeler kullanılarak yapılan bazı incelemeler, erkek ve kadınlarda benzer yaygınlık olduğunu raporlamaktadır. İsterik kişilik bozukluğunun davranışsal dışa vurumu, cinsiyeti rolü klişeleri ile etkili olabilir, örneğin, bu bozukluğu olan bir erkek, "maço" olarak tanımlanan bir şekilde davranabilir ve atletik yetenekleriyle övünerek ilgi odağı olmak isteyebilir; bunun yanısıra bir kadın, çok feminen elbiseler seçebilir ve dans hocasını nasıl etkilediği hakkında konuşabilir.

8 yorum:

Arzu Pınar dedi ki...

çok güzel bilgiler.okurken, resmen benzer kişilikleri gözümde canlandırabildim.gerçi bende de neler vardır, ama hastalık sınırı insanın hayatına negatif etki etmeye başladığında oluyor sanırım.

Abi dedi ki...

Zorlayıcı (compulsive) olmak çok kötü sevgili Arzu Pınar. Sen "Bu vazo burada böyle durmalı" diye takabilirsin. Ama karşındaki insanı o vazonun öyle durması gerektiğine inandırmaya çalıştığın, onu zorladığın anda bu kişilik bozukluğu olarak kabul ediliyor.
İyi olmaya çalışan, bunun rahatsızlık olduğunu kabullenen kişi (örneğin ben) "iyileştim" dediğinde, o vazoyu orada kendine göre yanlış olarak görmediğini mi sanıyorsun. Hayır. Görüyor. İyileşmek; sadece söylememeyi öğrenmek. Sen kendi kafana taksan bile karşındakini mutsuz etmemek için söylememeyi seçmek. Yoksa onu gören gözü, ne doktor ne Tanrı, ne de ne biliim işte, başka bişey engelleyebilir.
Sevgiyle kal.

Asortik Krep dedi ki...

Zamanlama süper :) Güzel bir yazı ..Teşekkürler.

Witness dedi ki...

He he :))
Hatırladım tercüme yaptığımız zamanları :))

Sanırım ikimiz de biraz toparladık gibi ne dersin? Sanki pek o günlerdeki gibi cepte pasiflora taşıyacak kadar değiliz :))

7.oda dedi ki...

peki abi, iyileşmek söylememeyi öğrenmek diyorsun da.. burayı anlayamıyorum.. daha kötü etkilere yolaçmıyor mu susmak??

Abi dedi ki...

sevgili 7.oda,
bu tamamen kendini ve karşındakini sevmekle ilgili. eğer karşındaki insanı yeteri kadar seviyorsan, her gördüğün boku söyleyerek onu üzmek istemezsin ve susarsın. Kendini seviyorsan, bunu hemen kafandan atmak için başka şeyler düşünüp oyalanırsın.. sigarayı bırakmak gibi.. Bir müddet sonra (kişiye göre değişiyor) bu alışkanlık halini alıyor, farketmiyorsun bile. Ama kesinlikle ilaç ve doktor desteği gerekiyor. Örnekse ben 6 ay civarında sürekli terapi aldım ve ilaç kullandım.
Ha, karşındakini yeterli sevmez, kırılırsa kırılsın, ben söölerim abi ters geleni dediğinde, kendin mutsuz olduğun gibi, o zaman sadece ocd olmakla kalmayıp aşağıdaki diğer rahatsızlıklar kategorisine de girmiş oluyorsun.
"Ben EN'im... Benim söölediğim doğrudur. Dünya s.kime, minare G.tüme, ben ve benim seçimlerim haricinde herkes fantirifosfos'tur" tipi oldun mu zaten iyileşme olasılığın yok. Hayatını öölece geçirirsin.
Tercihtir bu, kimseye bir şey diyemeyiz. Kendisi anlayacaktır zaman içinde. Ya da öyle işte.
*Asortik krep, rica ederim.
*Witt, ben fabrikayı satın almaya çalışıyom... Ona obses yaptım. Alırsam para vermeden pasif içici olup lora götürürüz.:)

7.oda dedi ki...

hımmm, hımmmm, anladım.. epey zor bir kabullenme ve iyileşme süreci var..

KUBİLAY KIZILDENİZLİ dedi ki...

Bu hastalar üstelik hasta olduklarını kabul etmekte zorlanırlar. Sürekli ellerini yıkarlar, kapı tokmağını tutmazlar,hayatları adeta cehenneme dönmüştür ama...
Çok zor bir hastalıktır, çoook