Çarşamba, Temmuz 09, 2008

Cenaze Tebessümleri..

Ya, ölmüşün arkasından gülünmez ama,

Çok yıllar önce, Vosvos Onur'un babasının cenâzesinde, annesine "Başınız sağolsun." diyeceğime "Gözünüz Aydın." demiştim. Onur'da dahil, girdiğimiz gülme krizini millete çaktırmamak için çok çabalamıştık. (Bu gençlik âvâreliğindendi sanırım.)

Üç dört yıl önce ise, hem o dönemde hem de şu anda bir ilimizin eylemli Vâlisi olan çocukluk arkadaşımın babasının vefat ettiğini duyduk. Haberi aldığım anda, direk işten cenâzeye gitmek durumunda olduğum için blue-jean ve gömlekle ulaştım câmîye.
Tabi, bütün İzmir devlet erkânı orada..
Kapıda mebzûl miktarda siyah araç..
İzmir Vâlisi, Emniyet Müdürü, Büyükşehir ve Belde Belediye Başkanları, Kaymakamlar vs.
Ve tabi hepsinin korumaları.. Etraf Men in Black durumu.
Ben avluya girer girmez, bizim vâli (arkadaşım olan yâni) boynuma sarıldı ve ağlamaya başladı.
Çok eski dostuz. Normâl. Ama görüntü anormâl.
Vali bey, o korumalar ve bürokratların arasında, kot pantolonlu, uzun saçlı bir adama sarılmış ağlıyor, adam ise Vali Beyi teselli ediyor.
Neyse, ben ayrıldım oradan..
İleride bizim eski kanka grubunu gördüm,
gittim yanlarına muhabbet ediyoruz.
O sırada, Karşıyaka'lıların yakından tanıdığı Kara Mustafa geldi yanımıza. O'da bizim gruptan.
Bar işletir(di) kendisi..:)
Abi, Kara'da bi kıyafet;
Mor gömlek, yakalar göbeğe kadar açık. Altında koyu mor tonlu bi jean, sivri burun garip bir ayakkabı, bir de mavi mor yeşil karışımlı bir kolye..
Bizden biri tısladı; "Ulan i.ne, cenâzeye bu kıyafetle gelinir mi'lan?"
Kara, "valla işten geliyom" gibisinden bişeyler mırıldanırken, Doktor Memet, milletin kendisini toplamak için çeşmenin filân arkasına kaçıp, en az on dakika ortadan kaybolduğu lâfı etti;
"Abi, bu, arkadaşın ciddî cenâze kıyafeti. Normal günlerde Go-Go Girl kıyafetleri giyer."

Cenâzelerle ilgili son komik olay ise Return2 ve/veya Witness ile gerçekleşti.
Yalnız olay yeri bu kez Cami değil, telefondu..
Witness'ın annesini kaybetmesinden ve cenâze töreninde karşılaşmamızdan bir kaç hafta sonra bu kez babası hastalandı. İzmir'e geldi, gitti.
Bir kaç zaman sonra telefonda konuşuyoruz. Ben "Baban nasıl oldu..?" diyeceğime, yanlışlıkla "Annen nasıl?" dedim.
Çok kısa bi sessizlikten sonra yanıtladı Witness;
"Durumunda bi değişiklik yok. Hâlâ Ölü.."

İlk olay âvârelikten de olsa, son olay bunamadan oluyo sanırım..

1 yorum:

Witness dedi ki...

yok yok bunama değil, dil sürçmesi o...
aklıma geldikçe gülerim bu konuşmamıza...

çok yaşa sen :)