Çarşamba, Mayıs 28, 2008

Güven Kıraç ve Fındık Fıstık

Televizyonda, "Artık Usta oldu." diyebileceğimiz Güven Kıraç'ın bir çerez markası için oynadığı reklâmı izliyoruz.
"Fıstığın taze mi değil mi olduğunu nası anlıycaz?" diyor.
Cümlenin doğrusunun "Fıstığın taze olup olmadığını nası anlıycaz?" şeklinde söylenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Tiyatro eğitimi almış birinin, ya da milyonların gözüne sokulan reklâmların metin yazarlarının bunu bilerek yapıp yapmadığını merak ediyorum.
Ya da Onlar gibi söylemek gerekirse; "Bunun bilerek mi değil mi yapıldığını merak ediyorum." :)

6 yorum:

gülçin dedi ki...

ben de ilk günden beri gıcığım bu reklama, hay ağzına sağlık abicim. bu metin yazarların anadilinin Türkçe mi değil mi olduğunu öğreniriz inşallah.

sevgiler

Türkekırgın dedi ki...

Benim fikrim, konuşmada fazla "güzel türkçecilik" yaptığınız zaman milet kasılıyor, irkiliyor. Örneğin TRT spikerlerinin canlı program sunumları oldum olası kulağımı tırmalamıştır. Dolayısıyla, düzgün türkçe kullanımını yazı ve resmi yazıyla sınırlı tutmak gerektiğini düşünüyorum. Yoksa, halkın ezici iradesi size bıyık altından kıkırdamaya başlıyor.

gülçin dedi ki...

türkekırgın,
bizim dediğimiz senin bahsettiğin "güzel türkçecilik" ya da halkın kullanım şekline yakınlık filan değil ki. halk arasında " bu fıstık taze mi değil mi nasıl anlarız" filan gibi mi konuşuyoruz allah aşkına?

Abi dedi ki...

Gülçin'e katılıyorum.
Biz Güven Kıraç'ın tv reklamında " Efendim, şu görmüş olduğumuz Fındığın, pek taze olup olmadığını anlayabilmemiz mümkün mü acaba?" şeklinde konuşmasını tabi ki beklemiyoruz.
Fındığın taze olup olmadığı mı?
Fındığın taze mi değil mi olduğu?
cümlelerinin hangisinin, konuşma dilinde daha uygun olduğunu tartışıyoruz.
Sen şimdi, günlük konuşma dilinde birisine "abi, ben senin bu yorumunun yeni mi değilmi olduğunu annamadım." diye mi soruyorsun..?

Türkekırgın dedi ki...

Doğrudur arkadaşlar. Bu arada hal fiyatları ne durumda? :))

Abi dedi ki...

dün 130 doların altına düştüydü.. bu sabahki ihaleyi kaçırmışım..