Pazartesi, Mart 03, 2008

Ne kadar farkındayım ?

Tulumbacıların Baba Reis’iydi. Tophane’den narayı patlattı mı, ahalinin dizlerinin bağı çözülür, Dersaadet’in yangınları ondan sorulurdu.
Demircilikti ata mesleği; rahmetlinin paslı peştemalını bağladığında 13 yaşındaydı. Kuşluk vakti yakardı fırını, vururdu çekici hırsla ve aşkla... Demiri mi döverdi, ateşi mi, ayırt edilmezdi. Örsün çıplak sırtında zanaatını sanata dönüştürür, az konuşur, dik yürür, adamın yüzüne hoyrat bakardı. Bileğini büken görülmemişti; külhanbeyi değil, kabadayı idi. Küçükten çizmişti yolunu; garibi kollar, yıkılmışın koluna girer, sırtlan kovalardı. Baba lakabını aldığında 15’inde, anasının hamamda beğendiği kızı aldığında 18 yaşındaydı....

Hem, çok da sevmişti bu kara kızı....

Akşam olup, vakti kerahat geldiğinde, evinde çilingirin başında alırdı soluğu. Ağır ağır içer, kara kız ud çalar söyler, ter ile üretilmiş temiz yaşamının bu masum kaçamağı Baba Reis’e yeterdi.

Gençliğinde merak salmıştı tulumbacılığa. Zaten ateş ile hoşbeşi sübyanlığındandı ; kısa pantolon zamanından arkadaş olmuştu onunla...

Yangın haberleri, açıktan bir meydan okumaydı sanki Reis’e; duyduğu anda ok gibi sokağa fırlar , narayı patlatırdı :

“ – Hiieeeeyyt...!!”

Yarenler çağrıya koşmaktadır ; sandıklar, pompalar.....

Yangına bir deli şahin gibi dalar, önce canları, sonra emvali koparır alırdı ateşin sıcak kollarından... Son alev sönmeden rahat etmez ; nihayetinde, bıyığını burarak muzaffer bir komutan edasıyla yangın yerinde voltalardı.

Genç denecek yaşta öldü Baba Reis; yok , yangınlarda ayağı kaymadı, kalbi kısa devre yaptı. Sizlere ömür...

Hayatta iken namazla, niyazla pek işi olmamıştı; lakin “öteki mahalle“de durum başkaydı. Zebaniler arasındaydı, amel defteri açılmış, hüküm yüzüne okunuyordu :

“ – Reis, nasip cehennem !!...”

Kulağına gelen bu ses yabancı değildi ; ok gibi fırladı yerinden :

“ – Hiieeeeyyt...!! “

Narayı duyan Tanrı, buyurdu ; zebanilerle yakapaça olan Baba Reis’i huzura çıkarttılar. İlk defa diz çöküyordu, gür bir sesle :

“ - Ey Ulu Tanrım, beni cehenneme atma !...” dedi.

Tanrı sordu :

“ – Neden ?...”

Cevabı verirken sinirden her yanı titriyordu :

“ – Korktuğumdan değil, asla !... Aksine , alevleri severim; ama söndüremezsem, kahrolurum !...


Baba Reis farkındaydı, ama ben ne kadar farkındayım ?

3 yorum:

Abi dedi ki...

Jubelum,
hoşdöndün kardeşim..
Özletiyorsun,
kendini..
yazılarını..
..

Adsız dedi ki...

Kahrolma abi,kahrolma...bu yangın cehennemi zaten sarmış.o güzelim cenneti de yakmadan mahalleli sana kovalarla mutlaka yardıma gelecektir,durup seyretmezler..Mahallede mutlaka başka gizli kahramanlar vardır...inan

Abi dedi ki...

sn.isimsiz.
inanıyorum..
ve..
umuyorum..