Pazar, Ekim 21, 2007

Mim/eslie..

Ben nota bilmem, Leslie’nin sonatında ve M.F.Ö. “majörler tükendi, minörlere yolculuk” dediğinde öğrendim minör hüznünü.. Ve, şu 12 sayfayı tekrar okuma cesareti için, minör yüklü ilk iki parça müthiş seçim..

M.Ö.:) bu kitabı okuduğumda (-ki, “Bana Dair”de de bu kitabın düşündürüp, hissettirdiği hüzünden etkilenmiş 1-2 cümlem vardır) O’na, o yıllarda ve takip eden her yıl, şu an da dahil, hep sorma isteği duymuşumdur Leslie’yi bir simge gibi görüp. Yıllar geçip de geriye baktığında, geride bıraktığı acaba Leslie olabilir miydi? Ya da, bulduğunu düşündüğü gerçekten Leslie’miydi? Yoksa, imparatorluğunda, hala yalnız mı? diye..
Ama hiç soramadım, asla da soramayacağım..



Bildiğim, ya da şu an hatırlayabildiklerim “pandomim, mimoza, tamim, bir de eski şirketimden Maydanoz Samim”.. Böylesi bi mim'le yeni karşılaştım, bu nedenle acemimliğimi hoş görün:)
Yüksekliği göz hizama gelen, yaklaşık 120 yıllık kütüphanemin önüne geldim, gözümü kapayıp, en üst rafın (-ki, dar olduğundan, daha eski ve nispeten diğerlerinden kısa olan kitapları mecburen buraya koyarım) solundan, sağa doğru işaret parmağımla tırrrrrrrrrrrr taramaya başladım, gönlüme göre bir yerde durup, gözlerimi açtım. Aman Allahım, tırnağımın ucundaki belki de kitaplığın en ince kitabı!! eee, n’oolcak şimdi?!
………..
Çare tükenir mi? Hayır..
1-8-7 rakamları yan yana gelmiş 187 oluvermiş. Torpilli mim olur da, Kandırık mim olmaz mı?
18 inci sayfaya geldim, 7 satır saydım, işte size 1-8-7 yanyana.. 187’yi tamamladığımıza göre Y.Erdoğan’ın Hüzünbaz Sevişmeler’inin, denk gelen ilk paragrafı.. “Simitleri gerçekten gevrek ve sıcaktı vapurdaki simitçinin. Simitleri satılsın da para kazansın diye bağırmıyordu, bir gerçeği dile getiriyordu insanca. Ama kimse inanmıyordu. Adam inanıyordu ve belki de bu yüzden buluştu gülücükleri, vapurun çok kuytu bir yerinde. Suya baktı Adam, sudaki yüzüne, kendisine. Kim, nerede ve ne zaman kendisidir? Deniz, parıltısı gözde yansıyan, mavilere giyinik bir sonsuzluktu o zaman.. Mavi’den siyah’a kaçak ve mor’a meyilli, alışık gözlere yeniyeşil gökkuşakları sunmaya üretken çılgın bir ıslaklık.. Islandı gözleri.”

4 yorum:

berceste dedi ki...

Mim'den ziyâde şu 120 yıllık kütüphanen sevgili espresso !
o çok ilgimi çekti..
ne kadar şanslısın!

Espresso dedi ki...

Evet Bercy'm, gerçekten güzeldir, ben de çok seviyorum. Senin de eskiye düşkünlüğünü biliyorum, 1-2 parçam daha var öyle.. Ne zaman geliyorsun görmeye?..:)

berceste dedi ki...

ibibikler öter ötmez ordayım:)

Espresso dedi ki...

İbi Amin..:))