Cumartesi, Mayıs 05, 2007

Mehmet Enişte..

Uzun yıllar önce, ben çok delikanlı iken, "Mehmet Enişten" öldü dediler..
Bir akşam üzeriydi. Ve sonbahara henüz giriyorduk.
Çok severdim ben kendisini. Ama insan ufakken, tam anlayamıyor ölümün mânâsını.
Sonra, hep beraber teyzemlere gittik.
Eniştem içeride, üzerine bir beyaz çarşaf çekilmiş, karnının üzerine de bir bıçak koyulmuş öylece yatıyor arka odalardan birinde.

Karşıyaka'lılar bilirler. Karşıyaka spor kulübünün arkasındaydı evleri.
Kulübün hemen yanındaki sokak, Orman Fidanlığına çıkar. İşte o sokağın sonunda ve yolun sağında bir apartmanda oturuyorlardı.
Evin balkonu ise Futbol takımının sahasına bakıyor.. Karşıyaka Stadına yani.

Evde herkes üzüntü içinde, bayağı bir kalabalık var. İnsanlar ağlıyorlar.
Ancak dakikalar ilerledikçe ve hava karardıkça, dışarıdan gelen ve gittikçe artan gürültülere tanık oluyoruz.
Aaa.. Stadyumda , bir sahne kurulmuş.. Işık ve ses sistemi ile uğraşıyorlar. Ve içeride ağlayan insanların seslerine , onları bastıran ekolu sesler karışıyor.. "Prova.. Prova.. Sesss.. Bir.. ki.. üç.. Sssee! SSEe!"

Bugün için net hatırlamıyorum ama ya Karşıyaka Kulübü veya Belediye bir etkinlik düzenlemiş. Bedava.. İnsanlar akın akın geliyorlar.
Resmi dikkatli incelerseniz, tribünlerin tam evin yanında olduğunu görürsünüz.
Ama iş tribünle bitse iyi.. Yer gök insan doluyor ve olay başlıyor..
Bir kaç üvertürden sonra, (ki bizim evdeki insanların sinirini bozmaya yetiyor..)
sahneye Edip Akbayram geliyor.
Yemin ederim, müzik evde çalsa bu kadar gürültü olmaz..
Ben gülecem yani.. Adım adım âsâbımın bozulduğunu hissediyorum..
Kaçacak yer arıyorum. Her oda dolu.. Bir oda boş sayılır..(!)
Orada Mehmet eniştem yatıyor.
Ve o sırada Edip Akbayram patlatıyor meşhur şarkısını..
"Bu mezarda bir garip var.. Bu mezarda bir garip vaaarr.. Gariiiipp.. Garip.."
İçerdeki insanların ağlamalarının dozuda artıyor bu damar şarkılardan..
Onlar ağladıkça Edip söylüyor.. Edip söyledikçe Onlar bağırıyor.
Arkadan başka bir Akbayram klasiği patlatıyorlar..
"Bir çift Öküz yeter mi? Dehha Mehmet Emmi?"
Mehmet enişteminde (Garibimin) parada pulda harbiden gözü yoktu, iyi mi?
Stadyum yıkılıyor, hep bir ağızdan söylüyorlar..
Teyzemler yıkılıyor, hep bir ağızdan ağlıyorlar..
Grup da iyi çalıyor hani.. Ben davulcuyu dinliyorum.

Sahneye en son Nilüfer geliyor.
O'da bir kaç şarkı söylüyor ama, bizim için günün mânâ ve önemine katkı sağlayacak şarkıyı O'da en sona bırakmış..
"Dünya dönüyooor.. Sen ne dersen deeee.. Yıllar geçiyooor, Farketmesendeee.."

Mehmet eniştemi son Karşıyaka gecesinde böyle uğurladık işte..
Nereden nereye aklıma geldi.
Nur içinde yatsın.

5 yorum:

makaryus dedi ki...

O gün babama "neden hep iyi insanlar ölüyor" diye sormuşum galiba. Hala hatırlar babam onu.. (oğuz)

return2 dedi ki...

Kotu bir tesaduf olmus... Hersey ust uste... Bir oyku cikar bu anidan...

Resmi de tam bizim evin oradan crop etmissin, keske gorseydim yahu cinar apartmanini :)) O Ince'lerin ev degil mi en sag ust kosede...

Turkekırgın dedi ki...

Mehmet enişte'yi severdim. Tavla oynamayı, yüzmeyi ondan öğrendim. Eşek şakasını çok severdi:) Öldüğü gün stadyuma bakan arka odada yatıyordu. Sanırım 1987 yılı. O oda'da yarım saat kadar kaldım. Bıçak olayını tam hatırlayamadım. Benim gördüğüm, iki ayak baş parmağının birbirine iple bağlandığıydı. O halde bir kaç kere de dürtmüşümdür kendisini, meraktan:) Ölüm olayı beni pek etkilemiyor. Esas boşluk daha sonra insanları özlemeye başlayınca hissediliyor.

:) big daughter dedi ki...

ben küçüktüm..ben küçükken 5 yaşındaydım. hakkaten 5 yaşındaydım :) ('87 doğruysa tabi)babaanem haberi telefonla öğrendiinde apar topar evden çıkıp Mehmet eniştelere gittiğimizi hatırlıyorum sadece... gerisi muamma.. ama eğer ki Türkekırgın barnaklarla ilgilenirken odaya girmiş olsaydım, demekki bi insanın üstünü örtüp bıçak koyunca insan gıdıklanmıyomuş diye düşünür, deneylerimi de bu mimvalde sürdürebilirdim.. iiki görmemişim ihihuaaa :)))

Turkekırgın dedi ki...

Ayrıca çenesi de çene altından dolanan beyaz bir eşarpla başına düğümlenmişti. Ağzını açma sinek kaçar hesabı.Çürük dişi olanların da kullandığı bir yöntemdi di mi?