Pazartesi, Aralık 11, 2006

Kartalın yeniden doğuşu..

Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayanları vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40'a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.
Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse, bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda gagası yerinden sökülür ve düşer. Bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız. Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlardan tam olarak yararlanabiliriz.

'Geride kalanları unutmak ve önümüzde bizi bekleyenlere ulaşmak için hedefime doğru ilerliyorum.'

Teşekkürler Hülya..

6 yorum:

Abi dedi ki...

return2?????

BARBARUSSA dedi ki...

Çok etkileyici bir hikaye...Ama bunun için önce kartal olmak gerek..Yoksa ne sökülecek gagan nede pençen vardır. Önce kartal gibi olacaksın sonrada yeniden doğacaksın. Bu hikayeyi bir kuzuya yada ineğe uyarlamaya çalışsak çok komik olur herhalde. Olayın aslı ve vurucu noktası Krtal gibi olmakta yatıyor. Doğasıda yenilmezlik ve yaşam inancı ve inadını beraberinde getiriyor. Kartal değilsen zaten bu hırs ve inanç sende yoktur..üstelik sen..! kartal gibi yırtıcı bir yaşam da sürmemişsen ölümü beklemek daha yakın oluyor..Üzülme salla gitsin..

Abi dedi ki...

bunu bana mı dedin annamadım.. hani üstüme alındım.. sanki ölümü bekliyormuşum gibi..

Adsız dedi ki...

Hadi be seninle ne alakası var...Sen kartal değil bir kere Aslansın olum aslan...!!!

Abi dedi ki...

şok mütehassis ettiyiz beni..

Ebru Şahbazoğlu Gülmez dedi ki...

vayyyy...iyiymiş...şöyle bir sarsıp düşündürüyor bir kez daha...