Çarşamba, Kasım 29, 2006

GOTLAND

İkea'da duvarda buna benzer bir resim gördüm.. Aradım, buldum Gotland'ın fotoğraflarını..


Altında ise şöyle bir yazı:

Gotland

Burada efsanevî bir duygu vardır.
Orada, Baltık denizinin ortasında..
Burada Vikingler 1100 yıldan çok daha önce, bilinmeyen doğuya gitmek için rehberler tuttular.
Şehri koruyan kireç taşından duvar, tarihî zaferleri hatırlatır..
Yenilgileri de..
Bu bir Viking efsaneleri adasıdır.
Burası Gotland'dır.



Diyeceksiniz ki, neden yazdın şimdi bunu, Ne var bunda?
Adam övündüğü bir yerde "Yenilgileri" de tattığını, kendisinden bilmemkaç kilometre uzakta açtığı bir şubesinin duvarına yazabiliyor..
Bunu kabulleniyor..
Sen Anadolu toprakları üzerinde yaşamış olduğun bir yenilgiyi, değil başka bir ülkede duvara yazmak, kendi ülkende bile dile getirmekten kaçıyorsun..

İşte onun için, bu adamlar, İzmir'in Bornova'sında sattıkları İsveç köftesini, üzerine dikilmiş İsveç bayrağı ile, üstelikte sana taşıttırıyorlar.

21. yüzyılın zaferleri ve fetihleri de işte böyle oluyor.
Posted by Picasa

2 yorum:

Adsız dedi ki...

21. yüzyılın fetihleri şöyle oluyor;
Tasarım yapıyorsun, dünyanın çeşitli köşelerinde ürettiriyorsun ve dünyanın he tarafına satıyorsun.
Ama iyi tasarlıyorsun...
İsveç köftesi denilen şeyi, Pınar Et'e tarif edip yaptırıyorsun, sonra onu sandalye sattığın adama İsveç köftesi diye yediriyorsun, giderken de 1 kutu dondurulmuşunu koltuğunun altına sıkıştırıyorsun..
Otomobil tasarlıyorsun, iyi tasarlıyorsun, iyi yaptırıyorsun, sonra onu tüm dünyaya, hatta otomobil devlerine, dünyanın en güvenli otomobili diye satıyorsun..
Sandalye sattığın adama o sandalyeyi bir mimarın çizdiğini ve çizerken neler düşündüğünü anlatıp imaj yaratıyorsun.. adam eve getirdiğinde Ali ustanın el emeği göz nuru ile oyduğu işlemeli sandalyenin yanında, o düz tahtalardan oluşan sandalyeyi yere göğe sığdıramıyorsun, hem de sandalyeyi kendin yapmışsın gibi de hissetmen sağlanmıştır.. biraz da haklı olarak, çünkü ustanın sandalyesinin kopilyaları gevşemiştir bile..
Bütün bunları; çoluğu, çocuğu, emeklisi, yaşlısı cümlesi dahil 8 milyon kişi ile beceriyorsun ve haftada 37 saat çalışarak..
Ama yaptığını iyi yapıyorsun...

Gemi yapıyorsun, Kalyon. Zamanının devi, dünyada eşi yok. Adı "Vassa" İndiriyorsun denize, suya deyer deymez taş gibi gidiyor dibe !!!
Uzuuun yıllar sonra beceriksiz atalarının dibe gönderdiği Vassa'yı çıkarıp bir müzeye koyuyorsun, Stockholm'e gelen herkez mutlaka para verip görmeye gidiyor, beceriksizlikten para kazanıyorsun... Anlatabilmek önemli, o koca gemiyi dipten nasıl çıkardığını da anlatıyorsun, hayran hayran bakanlara..
İşte böyle oluyor 21.YY zaferleri..
8 milyonla...

Bazı eksik tahtalar hala TNT ile yapmaya çalışsa da, olmuyor.. Yıkıyor tüm perdeyi...

1. Parça Taadun'un DX-7'si mi? Ses o ses, Taatun'un DX-7'yi gıdıklamasıyla çıkanla aynı...

Sevgiyle

Abi dedi ki...

Tüm musikiler..Hepsi Taadun'un..bu başka ve uzun bi yazı konusu..
da senin kim olduğunu merak oldum.. Yeff?? senmisin?
ayrıca comment bugüne değin alınan en sağlam commentlerden biri..teşkür.